Muharrem hocam,
çok güzel yazmışsın. Özellikle eleştirmek ve karşı durmak yerine
eksikleri düzeltmek yolunu seçmeliyiz vurgusu önemli.
Fakat eğitim sistemi adı üstünde bir sistem olduğu için her ayağının
masaya yatırılması gerekir. Her sistemin olmazsa olmaz ayakları
vardır. Bunların başında da ekonomi gelir. Ne yazık ki biz öğretmenler
sadece eğitim-öğretim ayağı üzerine kısıtlı da olsa yenilikler
getirebiliriz. Sistemin girdileri, süreci ve çıktıları var. Bizler
süreç dahilinde rol oynuyoruz. O kadar geniş bir yelpaze var ki bu
süreçte nerden başlasak diye düşünmek gerek. En temelinde ölçme
değerlendirme araçlarını gözden geçirmek gerekiyor. İlköğretimden
ortaöğretime ve ortaöğretimden üniversite eğitimine geçiş adımlarında
ciddi ölçme değerlendirme farklılıkları mevcut.
Bakanlık ekonomik şartlar gereği bir öğrencinin devlete maliyetini
düşünerek mümkün mertebe öğrencilerin sınıf geçmelerini ön planda
tutuyor. Bu şartlarda öğrenciye bir şeyler öğretmek deveye hendek
atlatmakla aynı şeydir. Aslında devlet sistemi iyi analiz etmiş ve
politik olarak bir yol belirlemiş görünüyor: sistemin çıktılarının
hepsinin istenilen eğitim seviyesinde olmasına gerek görmüyor. Onun
işine yarayacak olan 5-10 bin çıktı zaten her halükarda olacaktır.
İşin özü de budur aslında. Tamamen öğrenen, düşünen ve üreten bir
toplum istendiğini düşünmüyorum.
Bizler bu süreç içinde kendi payımıza düşen işi iyi yaparak bu 5-10
bin kişiyi belirleyebiliriz. Yani bulunduğumuz konum itibariyle
yapılabilecek en iyi şey, düşünen üreten öğrenciler yetiştirmekten
başka birşey değildir. Ben her yıl proje ödevlerini yaşantısal
problemler hazırlamaları üzerine kuruyorum. Bugüne kadar çok güzel
ürünler ve geri dönüşler aldım. Matematiği bir araç değil de bir amaç
olarak veya en azından bir düşünce sistemi olarak öğrencilere
aktarmamız gerekiyor.
saygılar
On 19 Haziran, 17:31, Muharrem Şahin <muharre...@gmail.com> wrote:
> Sevgili Arkadaşlarım;
> Günlerdir Yeni Matematik Programları üzerinde çalışıyorum.
> Bugün; gençlerimizin enerjilerini, emeklerini, zamanlarını
> nasıl ziyan ettiğimizi düşünerek acılara boğuldum.
> Paylaşmadan edemedim.
> Yeni Matematik Programlarında da belirtildiği gibi;
> *Matematik öğretimindeki ilk amaç, matematiksel düşünce*
> *sistemini öğrenmek ve öğretmektir. *
> *Çocuklarımızın ve gençlerimizin, **temel matematiksel becerilerini*
> *ve bu becerilere dayalı yeteneklerini gerçek hayat problemlerine*
> *uygulamalarını sağlamaktır.*
> Şimdi gerçekçi olalım.
> Çoğumuzun öğrettiği matematik,
> - bırakın gerçek hayat problemlerine uygulamayı -
> matematiğin bir konusundan diğerine,
> bir probleminden diğerine bile yararlı olamamaktadır.
> Kavramların kavratılmasını temel amaç olarak almazsak,
> bu böyle olmaya devam edecektir.
> Çoğumuz, *belirli tipteki problemlerin ezberletilmesi*ni
> *matematik öğretmek *sanıyoruz.
> Çoğu kaynakta görürsünüz:
> Bir problem çözülür; sonra sayısal değerler değiştirilerek
> öğrencinin aynı problemi çözmesi istenir.
> Bir kere bile değil; bir çok kere.
> Öğrenci için, oradaki kavramlar hiç önemli değildir.
> Öğrencinin işlevi, hesap makinasının işlevine indirgenmiştir.
> Böyle bir yaklaşımda önemli olan sonuçtur; süreç değil.
> *Böyle öğrenmenin geleceğinden hayır umulabilir mi?*
> Orta öğretimde böyle yetiştirdiğimiz çocuklarımız
> yüksek öğretimde de farklı davranamaz.
> Ezber dosyalarını arttırır durur.
> Yüksek öğretimden sonra da, zihninde kavramların izi bile kalmaz.
> Adlarını hatırlar tabi.
> Anlamlarına değinemeden.
> Yıllar, gerçekten ziyan olmuş olur.
> O genç enerjiler, o bitirici emekler bir hiç uğruna harcanmıştır.
> Sevgili Arkadaşlarım;
> Yeni Matematik Programlarımızla, bu anlamsız süreci anlamlandırabiliriz.
> *Program, işlem değil kavram ağırlıklı öğretimi öngörmektedir.*
> Zaten; kavram olmayınca, onun adına öğretim de denemez.
> Programın düzeltilmesi gereken çok yanı var.
> Ama; eleştirilerimizi programa karşı durma biçiminde değil,
> onu güzelleştirme yönünde yapmalıyız.
> Özü itibarı ile, çağdaş bir program olduğunu kabul etmeliyiz.
> Bu yaştaki ben bile, bu yeni yaklaşımlarla yepyeni şeyler öğreniyorum.
> Yıllardır bildiğimi düşündüğüm kavramların altında meğer neler yatıyormuş.
> Öğrendikçe de mutlu oluyorum.
> Ezberler toplamı öğrenciyi hem yorar hem de mutsuz eder.
> Ama;* kavranmış kavramların zihinlerdeki organizasyonu*
> *öğrenmenin yanında mutluluğu da getirecektir.*
> Bu konuya dikkat çekmenin tam zamanı olduğunu düşündüm.
> Gelecek öğrenim yılına, hepimizin daha güçlü daha verimli, daha mutlu
> girmesini diliyorum.
> Sevgiler, saygılar.
>
> biçi
--
Yanlış anlaşılmalara ve polemik oluşturacak durumlara meydan verecek mesajlardan kaçınalım lütfen...
EKLEDİĞİNİZ RESİMLERİN BOYUTLARINA LÜTFEN DİKKAT EDİNİZ!!!...
YOLLADIĞINIZ MESAJLARA LÜTFEN KONU BAŞLIĞI YAZINIZ!!!...
http://www.facebook.com/pages/Matematik-Geometri/150709609688?ref=mf
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder