21 Haziran 2010 Pazartesi

Re: [tmoz:349662] mat 41. soru da proble yok mu sizce?

[s.a]

Eyüp hocama belli noktalarda katılıyorum. Mesela "saat kaç?" sorusunu sorduğumuzda: "aceba türkiyede mi hangi ülkede saat kastediyorsunuz" gibi bir tepki gülünç olurdu. Yani "belirleyicilik" denilen durumun derecesi ne kadar olmalı? ve de bu ne ile ölçülüyor (ne zaman standartlaşıyor?) ve ne ile ölçülüyor gibi sorular aklıma geliyor. Saat kaç denildiğinde herkes bilir ki karşısındaki kişinin olundaki saatin kaçı gösterdiği kastedilir. Bu "didaktik" bir anlaşmadır kişiler arasında. Ama bu anlaşma ne zaman girmiştir insanların hayatlarına o bilinemze. Doğrusallık konusuna baktığımızda bu didaktik anlaşmanın hayatımıza nasıl girdiğini ve nasıl olduğunu görmek kolay. ÖSYM bir yılda soruduğu sorularda doğrusallığı söylemez biz de artık ösym nin böyle bir kabul içine girdiğini dolayısıyla bizim de dolaylı olarak bu anlaşmanın içerisine girdiğimizi buluruz bir anda. İşte olay bitmiştir. Ahmet hocamın dediği gibi, aceba birisi bana saati sorduğunda ona "hangi ülkede saati kastediyorsunzu mu demeliyim" (yani üçgenin alanı yerine üçgensel bölgenin alanı mı demeliyim) bu da ayrı bir tartışma konusu.

Bence geometri sorularının altına küçük bir notla ya da soru içerisinde bir satır ile "A,B,C doğrusal olmak üzere" yazılabilirdi; fakat düşünüldüğünde o şekilde yazılsa soru seçeneklerde yazılmasa seçeneklerdeki herhangi bir cevap çıkmıyor o halde doğrusal anlasınlar gibi bir mantık çıkıyor. Bu ne derece etiktir tartışılır.

Fikrimce, ÖSYM nin bu tarz standarlarının peşinden koşmak yerine (ki didaktik anlaşma karşılıklı yapılmalıdır etik olarak) ÖSYM kabullerini önceden bildirmelidir basın yoluyla. Bunun getireceği fayda ne kadardır denilirse, doğrusallık konusunda, doğrusal vermese de biz onu doğrusal kabul edip şıklardan uygun cevabı işaretleriz olur biter, peki; ÖSYM bu davranışını farklı soru tarzlarında da devam ettirirse işte o zaman bu durum ciddi bir hal alır. Çok iyi biliyoruz ki ÖSYM ye itiraz için gelen sorulara gülücük şeklinde bir maille cevap vermekte. 

Bir sorunun anlaşılabilirliği o sorunun güvenirliğini etkiler. Bu konudan bu kadar yazı çıkar mı dersek, çıkar.Çünkü küsüratla binlerce kişinin elendiği bir sınavdan bahsediliyorsa, bu binlercesininin okuduğundan aynı şeyi anlayıp soru üzerindeki doğru cevapla ilgili sonuç davranışlarını ödüllendirmek (değerlendirmek) gerekir.

Çok yazdım boş yazmamışımdır inşallah. Kusuruma bakmayın uzun zamandır gruba yazmayınca birden elim klavyede kayıverdi:)

--
* Tmoz üyeliği için gmail kullanmanız önerilmektedir.
* Kitap yazarları veya yayın sorumlusu arkadaşların piyasaya çıkardıkları yeni kitaplarını tmozda duyurmasından memnun oluruz. Aynı yayının sık sık afişe edilmemesi gerekmektedir.
* Kitap doküman istekleri için kişisel bilgilerinizi guruba göndermeyiniz. İlgili kişiye özelden bildiriniz.
* Soru veya çözümler için jpg, gif, png gibi sıkıştırılmış resim formatları kullanmalısınız. Özellikle soru için pdf, bm p, doc, ppt, gibi yer kaplayan dosyalar kullanmayınız.
* Haklı veya haksız hiçbir nedenle kişisel hakaretlerde bulunmayınız.
* Sorumluluğunu almayacağınız hiçbir mesaj göndermeyiniz.
* Konu başlığına sadece içerik tanımlayıcı kısa bir ifade yazınız. Küçük harf kullanmaya özen gösteriniz.
* Aynı mesajı defalarca göndermeyiniz.
* Spam mail gönderen adresler google tarasından yasaklanmaktadır.

Hiç yorum yok: