11 Haziran 2010 Cuma

Re: [tmoz:346658] Re: TÜBİTAK başkanına açık mektup!

birbirinizi kırmayın arkadaşlar, dünyada ölümden başkası yalan.

11 Haziran 2010 15:58 tarihinde RC <cersoymat@gmail.com> yazdı:
TMOZDA LÜTFEN SİYASET YAPMAYINIZ.SENDİKACILIK YAPMAYINIZ.İNANCA SAYGI
DUYUNUZ.
sevgili hocalarım
tmozdaki arkadaşların çok şiddetli siyaset yaptıklarını
görüyorum.sendikacılık yaptıklarını,hükümete laf attıklarını esefle
takip ediyorum.burası siyasi bir klup değilidr.bilimsel açıklamalar
yaparken insanların dünya görüşünü küçümsemeyin.yoksa
küçülürsünüz.benim matematik dergisine veya Ali nesin hocama bir lafım
yok.
Ama 15 yaşındaki lise öğrencilerine serbest bir ortam oluşturup,kızlar
ile erkekleri rahat  bir ortamda biraraya getirmek matematik yapmak
demek değildir.eğer herkesin inancına dünya görüşüne saygı duyuluyorsa
birde insanların namaz kılacakları bir ortam oluştursunlar.demek ki
sen matematik köyünde her kesime hitap etmiyorsun.Tübitak ta sadece
bir kesime hizmet edecek bir projeye tabiki destek vermez.karma eğitim
başlı başına bir sorun iken bir de uygun ortamlar hazırlamak apayrı
bir sorundur.
  Devlet okullarındaki kötü gidişe çözüm arayan ABD hükümeti, karma
eğitimi masaya yatırdı. Çeşitli dönemlerde yapılan araştırmalarla
öğrenciler, öğretmenler ve okul idarecileri dinlendi.Karma eğitimin
birçok soruna yol açtığını tespit eden yönetim, kız ve erkek
öğrencilere ayrı sınıflar açılmasını teşvik ediyor. Uygulamanın
eğitimde kaliteyi yükselttiğini gören pek çok devlet okulu da ayrı
sınıf açmaya başladı. 1995 yılında 3 devlet okulunda yürütülen ayrı
eğitim uygulaması, günümüzde 253 okula çıktı. 51 okula ise tamamen kız
ya da erkek öğrenciler alınıyor. 200 okulun daha kız-erkek ayrı eğitim
yapmak için başvuruda bulunduğu öğrenildi.Yapılan araştırmalar, kız ve
erkeklerin ayrı sınıflarda bulunmasının getirdiği faydaları gözler
önüne serdi. Öğrencileri meşgul eden eğlence, kavga, suç işleme, vakti
boşa harcama, taciz ve gebelik gibi olumsuzlukların ayrı eğitim veren
okullarda en aza indiği gözlendi. New York Harlem'de 2003'te yapılan
bir çalışma dikkat çekici sonuçlar ortaya çıkardı. Buna göre, ergenlik
çağındaki çocuklarda hamile kalma oranı sadece kızların okuduğu
okullarda 40'ta 1 iken, karma eğitim veren yerlerde 3'te 1. Karma
okullara giden kızlar nasıl göründükleriyle, sadece kız okuluna
gidenler ise kim oldukları ile daha çok ilgileniyor. Ayrı okula
gidenlerin kendine güven oranları da yüksek. Amerika genelinde kız
okullarına giden öğrenci oranı yüzde 2. ABD Senatosu ve kongredeki
kadınların yüzde 20'si sadece kızların gittikleri okullardan mezun
olmuş. Öğrencilerın aldığı test sonuçları ve gözde üniversitelere
yerleşme oranları da ayrı eğitimin yapıldığı okullardaki başarı
oranının yüksek olduğunu gösteriyor. Uygulamanın hem öğretmenleri hem
de velileri rahatlattığı belirtiliyor. Özel okulların yüzde 7'sinde
kız-erkek ayrı eğitim verildiğine de işaret eden eğitim uzmanları, 20
yıl içinde karma eğitim yerine kız-erkek ayrı eğitim veren okul
sayısının 5 bini bulabileceğini dile getiriyor. New York'ta 9 devlet
okulu tamamen kız-erkek ayrı eğitim veriyor. Chicago, Dallas, Seattle
ve Washington DC'de kız-erkek ayrı sınıfların bulunduğu devlet
okulları var. Gelecek yıl, Miami, Atlanta ve Cleveland'da da bu
uygulamaya geçilmesi planlanıyor. Wisconsin eyaletinde kız-erkek ayrı
sınıfları olan 3 okul bulunurken, velilerden gelen talep üzerine bu
sayının artırılacağı kaydediliyor. Amerika'da şimdiye kadar ayrı sınıf
uygulamasına sadece beden eğitimi ve cinsel eğitim derslerinde izin
veriliyordu. Yeni kurallar getirilerek bu alan genişletildi. Okul
yönetimi, öğrencinin başarısını olumlu etkileyeceğini düşündüğünde,
istediği derslerde kız-erkek ayrı eğitim verilmesine karar
verebilecek. Kız ve erkek sınıflarına kayıt çocuğun isteğine göre
yapılıyor. Bu sınıfa kayıt yaptırmayıp karışık sınıflarda okuyan
öğrencilere de aynı şekilde eğitim verilmesi zorunlu kılınıyor. Kız-
erkek öğrenme farkı
   Bilim adamları kız ve erkek öğrenciler arasında öğrenme
farklılıkları olduğuna dikkat çekiyor. Yapılan araştırmalar, öğrenmede
değişik adımlarda ilerleyen iki grubu yan yana getirmenin çok akıllıca
olmadığını gösteriyor. Bir araştırmaya göre (Non-academic -or extra-
academic- benefits of single-sex education) erkek öğrenciler dersi
hareketli işlemeyi, derste aktivite olmasını isterken, kız öğrenciler
kendilerini sakin bir ortamda ifade etmeyi tercih ediyor.Kız
öğrenciler etrafta erkek öğrenciler olduğunda utangaç bir tavır
sergiliyor ve yanlış yapmaktan çekiniyor. Bilim adamları, erkek ve
kadın beyin yapısının da farklılık gösterdiğini söylüyor. Bu konuda
yapılan çalışmalar kızların dil öğrenimine ve sözlü iletişime,
erkeklerin ise el becerisi ve hesaplamaya daha yatkın olduğunu
gösteriyor. Okullarda ayrı sınıfların açılmasını eleştirenler ise bu
uygulamanın yerine eğitimi geliştiren değişik metotların bulunmasını
istiyor. Asıl problemlerin gözden kaçırıldığını, eğitimde kalitenin
yükselebilmesi için fiziki şartların düzeltilmesi gerektiğini
savunuyor.Öğretmenlerin sorunu: Motivasyon
   Atlanta Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırma,
öğretmenlerin okulda en çok zorlandıkları üç şeyi; öğrenci motivasyonu-
davranışı, sınıf yönetimi-disiplin ve idari işler olarak sıralıyor.
Öğrencinin dersi anlaması için motivasyonun önemi üzerinde duran
eğitimciler, kız-erkek ayrı sınıf uygulamasının motivasyonu sağlamada
önemli bir uygulama olduğunu belirtiyor.Valiye göre New York'ta eğitim
iflasın eşiğinde
   New York Valisi Eliot Spitzer, 2008 bütçesinin 120,6 milyar dolar
olduğunu açıkladı. Bütçeden okullara ayrılan payı 1,4 milyar dolar
artıran Vali Spitzer, buna rağmen eyaletin eğitim sisteminin iflasın
eşiğinde olduğunu kaydetti. Eyaletin her kamu okul öğrencisi için
yıllık 13 bin 500 dolar harcadığını kaydeden Spitzer, buna rağmen
öğrencilerin sadece yüzde 61'inin mezun olduğuna dikkat
çekti.Chicago'daki okul müdürlerine not
   Chicago devlet okullarının müdürleri 2003 yılında yürürlüğe giren
yasa ile mercek altında tutuluyor. Yetersiz olduğu belirlenen
müdürlere bir sene boyunca danışmanlık hizmeti verilerek, kendilerini
geliştirmeleri isteniyor. Danışmanlık konuları; okul personeli
alımından velilerle iletişime, engelli öğrencilerin gereksinimlerini
karşılamaktan bütçe planlamaya kadar çok değişik yelpazede olabiliyor.
( Zaman :12/02/2007  )



                                   BATIDA KARMA EĞİTİM MECBURİYETİ
KALKTI  BİZDE DE KALKMALI
 Karma eğitim, yıllardır okullarımızda uygulanıyor. Milli Eğitim eski
Bakanı Metin Bostancıoğlu, dünyada tam da karma eğitim sorgulanırken,
bütün okul ve hatta kurslara karma eğitim mecburiyeti getirdi. El
Mersin'e giderken bizde tersine gitme kararı verildi. Karma eğitim,
bizde hiçbir zaman araştırma konusu olmadı. Âdeta bir tabu. Kadınların
toplumun üst kademelerine yükselememesi, başarısız olması
önemsenmiyor, okullarda kızların cinsel tacize uğraması görmezden
geliniyor. Çünkü ideolojik bir eğitim anlayışı söz konusu.Pragmatist
bir anlayışa sahip olan batıda, her tabu gibi, karma eğitim
sorgulanıyor ve son on yıldır ayrılma trendi yaşanıyor. Uzun yıllar
Almanya'da kalan ve eğitim konusunda incelemeler yapan Ali Erkan
Kavaklı, Yüzyılın Pedagojik Yanlışı Karma Eğitim isimli bir kitap
yayınladı. Kavaklı'nın kitabında Karma Eğitim'in batıda nasıl
sorgulandığı ve tartışmalardan çıkan sonuçlar ele alınıyor.

                                            AVRUPA VE AMERİKA'DA
KARMA EĞİTİM TARTIŞMALARI
  Karma eğitimin Avrupa ve Amerika'da 90'lı yıllardan beri masaya
yatırıldı; tartışıldı ve şimdi öğrencileri ayırma trendi
yaşanıyor.Yüzyılın Büyük Pedagojik Yanlışı Karma Eğitim adlı kitap;
batıda yıldır sorgulanan karma eğitim tartışmalarını Türkiye'ye
taşımak ve karma eğitimin kızların gelişmesini nasıl engellediğini ve
onları başarısızlığa ittiğini gözler önüne seriyor.
 Ülkemizde kamuoyu, batıdaki karma eğitim tartışmalarından habersiz.
MEB, karma eğitim, kusursuzmuş ve özellikle kızların yetişmesine zarar
vermiyormuş gibi davranmaktadır. Halbuki karma eğitim, 1960'lı
yıllarda toplumda kadın-erkek eşitliğini sağlayacak bir reform olarak
sunulmuştu. Aradan geçen bunca yıla rağmen toplumda kariyer yapma ve
para kazanma konularında kadın-erkek eşitliği sağlanmadı, aksine
arttı. Yeni araştırmalar, karma eğitimin kadınların yetişmesine zarar
verdiğini ortaya koydu.

                                ALMANLARIN MEŞHUR DER SPİEGEL
DERGİSİ: EN BÜYÜK PEDAGOJİK YANLIŞ

 Bir nesil 20 senedir. Bir sosyal program; toplumda 20 sene içinde
netice verir. 1960'lı yıllarda batıda, özellikle devlet okullarına
karma eğitim mecburiyeti getirildi.  1980'li yılların sonuna
gelindiğinde toplumda kadın-erkek eşitliğinin sağlanmadığı görüldü.
Bunun üzerine karma eğitim, sorgulanmaya başladı ve bu araştırmalarla
ilgili bir çok yayın yapıldı, yapılıyor. Almanya'nın beş milyon
civarında satan, etkili, haftalık dergisi Der Spiegel, karma eğitimle
ilgili olarak şunları yazdı:

 "Karma eğitim, 60'lı yılların sonunda büyük bir reform olarak
kutlandı. Yanlış o zaman yapıldı. O zaman öğretmenler, bilim adamları
ve politikacılar karma sınıfların otomatik olarak toplumda kadın erkek
eşitliğini sağlayacağına inanıyorlardı. Araştırmalar daha net
gösteriyor ki, reform düşüncesi, son yüz yılın en büyük pedagojik
yanlışı idi. Kızlar, eğitimde eşit şans yakalamak bir yana, eskiden
olduğu gibi dezavantaj sahibi oldular. Eşitlik tartışmaları hiç
yapılmamış gibi rol klişeleri sürüyor."

 Batıda karma eğitim, özellikle resmi okullara tatbik edildi. Kilise
okulları ve özel okullar, istisna kabul edildi. Batıda her zaman kız
okulları bulundu.

 Karma eğitim projesinin uygulamaya konmasından 20 sene sonra, yani
1980'li yılların sonuna gelindiğinde manzara şöyle idi:

1.     Toplumda kadın-erkek eşitliği sağlanamadı.

2.     Kadınlar toplumun üst kademesinde erkekler kadar yer almadı.

3.     Kadın ve erkek arasındaki ücret farkı ortadan kalkmadı. Aynı
işi yapmalarına rağmen kadınlar daha az ücret alıyor ve daha çok işsiz
kalıyor.

4. Okullarda ve toplumda cinsel taciz önlenemedi.


                                                           EN ÇOK
TEPKİ FEMİNİSTLERDEN GELİYOR
 Karma eğitime en çok tepki  feministlerden geldi. Çünkü onlar
kadının toplum içinde önemli mevkilerde yer almasını ve haksızlığa
uğramamasını istiyor. Karma eğitimle ilgili araştırmaları yapanlar,
genellikle kadın akademisyenler. Araştırma sonuçları yayınlandıktan
sonra politikacıların, eğitimcilerin ve pedagogların, karma eğitime
bakış açısı değişti. Kuzey Rheinwestafalen eyaletinin sosyal demokrat
Eğitim ve Bilim Bakanı Gabriele Behler, 2000-2001 öğretim yılı
başında, bizim Milli Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu'nun bütün
okullara ve kurslara karma eğitim mecburiyeti getirdiği sene, okullara
birer yazı göndererek, imkânları ölçüsünde ve kademeli olarak ayrı
eğitime geçmelerini emretti. Bakan şöyle diyor:

 "70'li yıllarda hepimiz, karma eğitimin erkeklerle kızlar arasında
şans eşitliği sağlayacağına inandık. Meğer bu, aşırı iyimser bir bakış
açısı imiş. Sınıflardaki erkek hegemonyasına karşı savaşıyorum."

 Der Spiegel, araştırma neticelerini ortaya koyan şu cümleyi manşet
yaptı: "Yüz yılın en büyük pedagojik yanlışı karma eğitim karaya
oturdu."


                                    İSTATİSTİKLER, KARMA EĞİTİMİN
EŞİTLİK SAĞLAMADIĞINI SÖYLÜYOR

Araştırmaların hepsi, karma eğitimin toplumda kadın erkek eşitliğine
hizmet etmediğini, kadınların ezilmesini ve horlanmasını önlemediğini,
aksine sistematik hale getirdiğini gösteriyor. Meselâ:

Almanya üniversitelerinde elektro teknik alanında öğrenim gören
kızların oranı % 4.

Federal Almanya'da, kadınların sadece % 7'si mühendis.

Akademisyenler arasında kadınlar, erkeklere göre daha fazla işsiz
kalıyor.

Bilim adamları arasında kadınların oranı sadece % 6.

Almanya'da çeşitli meslek dallarındaki "kadın doçent"lerin erkeklere
oranı şöyle:

"İnşaat yüksek mühendisi kadın doçent  % 1.6.

Kimya doçenti % 4.5

Hukuk doçenti % 6.5

Tıp  doçenti   % 8.3

Felsefe doçenti % 9.3

Tarih doçenti    % 10.4

Roman dilleri  doçenti % 19.1

Eğitim Bilimleri doçenti % 23.5"

Fizik alanında:

35 erkek profesör kürsü sahibi,

sadece 3 kadın profesör kürsü sahibi.  (Der Spiegel,sayı 2, 2001)

Halbuki yüksek öğretimde kız öğrencilerin erkeklere oranı neredeyse %
50'yi buluyor.

Ama yüksek kademelere ve toplumun tepe noktalarına gelme yarışında
kadınlar geride kalıyor. Kadınların fizik, kimya, bilgisayar
mühendisliği gibi çok para kazandıran mesleklerde başarısızlığı,
onları dezavantaj sahibi yapıyor.

Toplumun tepe noktalarına gelen kadın oranı çok az. Hem de karma
eğitimi, reform olarak görenlerin yüzünü kızartacak kadar az. Size
birkaç istatistik sonucu sunmak isterim:


                                               ZİRVEDEKİLER

                                 1980         1985
1990            1995            1999

Yüksek okul öğrencisi:  % 47.5        % 49          % 49.5          %
53.4           % 54.8

Yüksek okul bitiren:     % 34.1        % 36.8       % 36.5          %
40.7           % 43.5

Doktora yapan:            % 19.6        % 24.1       % 27.8          %
31.5           % 33.4

Doçent:                      % 5.4          % 7.2         %
10             % 13.8          % 17.7

Profesör:                     % 5.2          % 5.1         %
5.5            % 4.8           % 6.3


   Kuzey Rheinwestfalen Eyaletinde lise bitirme dersi olarak  kızlar:

   Fizik  % 12

   Kimya % 35

   Resim  % 71

   Almanca % 69 oranında seçiyor. (Karma Eğitim, sh.48)

                                  ÜST DÜZEY YÖNETİCİ KADIN:
   Türkiye       % 4

   ABD         % 2.4

   Almanya      %  3

   İngiltere      %  2

   Japonya      % 1   (Hürriyet, 9 Eylül 2001)


                                  MECLİSTE KADIN
   İsveç             % 40

   Güney Afrika % 25

   Mozambik     % 25

   Uganda       % 17.4

   Meksika       % 14

   Polonya       % 13

   Türkiye     % 2.4    ( Vakit, 8 Mart 2002)


                                       NOBEL ÖDÜLÜ
   2001 yılına kadar     690 erkek,  29 kadın Nobel ödülü aldı. (Der
Spiegel, sayı 42, sh. 72, 2001)


                                TÜRKİYE'DE KADIN OLMAK
Eğitimde karnemiz hiç iyi değil. Özellikle kadınların eğitimi
konusunda oldukça kötü bir karneye sahibiz. Kadınların durumunu
yansıtan bir istatistik, yolun neresinde olduğumuzu çok net olarak
ortaya koyuyor.

Kadınlarımızın:

   % 1.9 üniversite mezunu

   % 6'sı    lise mezunu

   % 28'i okuma yazma bilmez

   % 25'i ailesi tarafından okula gönderilmemiş.

Eğitim görenlerin:

% 28.6'sı teknik alanda

% 65'i dil ve edebiyat alanında eğitim görmüş.

% 29.6'sı dayak yiyor.

% 50'si haklı sebepler olursa dayak yenebileceğini savunuyor.

(Türkiye'de Kadın Olmak, 25. 4. 2002, Internet bilgisi)

Kadınlarımız, özellikle daha iyi para kazandıran bilgisayar,
matematik, kimya ve fizik mühendisliği gibi alanlarda yoklar. Bu
alanlarda erkek hakimiyeti var.


                                   TÜRKİYE'DE ÇOCUKLARIN EĞİTİM
DURUMU
 Kızlar, okullarda fizik, kimya, matematik, spor, el işi, bilgisayar
alanlarında genel olarak erkeklerle yarışmayı göze almıyor. Yarış
olduğunda geri çekiliyorlar ve hakimiyet erkeklere geçiyor. Halbuki
kız okullarında öğrencilerin bu dersleri kendi aralarında yarışırken
başarılı olduğunu gösteriyor. Bizde yönlendirme bir tarafa çocuk
eğitimden sınıfta kalmış durumdayız.

Bir araştırmaya göre çocukların:

% 29  okula gitmiyor.

% 38'i cinsel istismara uğruyor.

% 21'i okuma yazma bilmiyor.

20 bin çocuk sokakta.

Her yıl 125 bin çocuk okuma yazma öğrenmeden zorunlu eğitim çağının
dışına çıkıyor.

6 milyon  çocuk çalışıyor.  (Karma Eğitim. S. 150.)


                         YEDİ TEPE ÜNİVERSİTESİ ARAŞTIRMASINA GÖRE
CİNSEL TACİZ
 Karma eğitim, okullarda cinsel tacizlere de yol açıyor. Bu konuda
ülkemizde de yapılan araştırmalar var.

17-27 yaşları arasındaki 532 üniversiteli kız öğrenci üzerinde yapılan
araştırmalara göre kızların:

% 32'si tecavüze uğramış. Oran 1/3.  (Zaman, 6.01.2002)

Almanya'da bu oran,  % 25.  ( 10.01.2002 tarihli Spiegel Online)

Ülkemizde kadınlar, % 34 oranında fiziksel tacize uğruyor.

Fransa bu oran % 95.

Amerika'da ise bir yılda 4 bin kadın dövülerek hayatını kaybediyor.

4 milyon kadın eşinden dayak yiyor.

Her 15 dakikada 1 kadın tecavüze uğruyor.  ( Vakit, 8 Mart 2002)


                        AMERİKA'DA  A. E CASEY Vakfı Araştırması:

İlkokul ikiden lise sona  kadar 4.200 öğrenci üzerinde yapılan
araştıramaya göre kızlar:

% 39 oranında her gün tacize uğruyor.

% 29'u en az haftada bir taciz görüyor.

% 89 oranında kız öğrenci, lâf veya geriden hareketle okulda tacize
uğruyor.

13-19 yaş grubu arasında bekar kızların doğum oranında % 16 artış
olmuş.

İdareye şikâyet halinde takip oranı % 55. (Vakit, 12 Mart 2001)


                                             ERKEK ÖĞRENCİ GİREMEZ:

Batıda eğitime yaklaşma biçimi ideolojik değil, pragmatik. Karma
eğitime bir dizi tepki var. Orada zaten özel okullar ve kilise
okulları ayrı eğitim veriyor.

Meselâ, Amerika'daki Wellesley Kız Üniversitesi ve diğer kız okulları,
bu araştırmalardan sonra öğrenci akınına uğradı. Bu üniversitede
Amerika'nın eski First Lady'si Hillary Clinton ve ABD dışişleri eski
bakanı Madeleine Korbel Albright, ünlü artist Ali McGraw gibi ünlüler
öğrenim görmüş.

Wellesley Kolejinin, Amerika'nın Harvard ve Yale gibi diğer süper
üniversiteleri arasındaki tek bir fark var:

"Wellesley'e erkek öğrenci giremez. Kolej, bir bayanlar üniversitesi."

Amerika'da bugün 84 bayan üniversitesi bulunuyor. Şu sıralar bu
okullar, öğrenci akınına uğruyor.

Çelik şehri Pittsburg'da bulunan Chatham Koleji'ne bu yıl müthiş bir
akın var, öğrenci sayısı geçen yıla oranla % 30 arttı.

Federal Devlet North Carolina'da bulunan Salem Coleji'ne 1990 yılına
oranla % 70 oranında daha fazla kız öğrenci baş vurdu.

Aralarında Wellesley'in bulunduğu, geleneksel zenginlikleri bulunan
"Yedi Kardeşler Kız Üniversiteleri"ne baş vuran öğrenci sayısı, genel
olarak iki kat arttı. Bu okullarda aşağı yukarı 20 bin öğrenci okuyor.


                                              KIZ OKULLARI DAHA
BAŞARILI

Wellesley Üniversitesinde bir araştırma yapan Alman Prof. Dr. Sigrid
Metz-Göckel, şu tespitlerde bulunuyor:

1. Üniversitenin mezunları toplum hayatında oldukça başarılı. 1990'lı
yıllarda Amerika'da 10. sıralarda yer alan Wellesley Üniversitesi,
1998'lerde 3. sıraya yükselmiş.

2. Mezunların 3/4'ü meslek sahibi.

3. Mezunların % 50'si, erkek egemen mesleklerde çalışıyor ve iyi para
kazanıyor.

4. Mezunların % 80'i üniversiteyi bitirdikten sonra master, doktora,
kurs görüyor ve kariyer yapıyor.

5. Okulları ile hayat boyunca ilgileniyorlar, cömertçe bağışta
bulunuyorlar ve böylece üniversite, diğer üniversitelerle yarışma
şansı elde ediyor.

6. Kadınların entelektüel büyümesi ve enstitüler kurması, sosyal
aktiviteleri artırıyor.

7. Üniversite, öğrencilerini yönetici olmaya, kariyer yapmaya ve
sorumluluk almaya yönlendiriyor.

8. Üniversitede parlamento var, bakanlar var, komisyonlar kurulmuş.
Öğrenciler buralarda görev alıyor ve hayata hazırlanıyor. Cesaretleri
artıyor, kendilerine güven kazanıyor, yardım alıyor ve başkalarına
yardım ediyorlar.

                                                   KİLİSE OKULLARI
KARMA DEĞİL

Batıda, özel okullar ve kilise okullarına hiçbir zaman karma eğitim
mecburiyeti getirilmemiş. Onlar, velilerin isteği doğrultusunda ayrı
eğitim vermeye devam etmiş ve ediyor. Bugün, bu okullar öğrenci
akınına uğruyor. Devlet de bu doğrultudaki velilerin taleplerine cevap
vermek için Almanya'da karma eğitim mecburiyetini kaldırdı, resmi kız
ve erkek okulları yeniden açılmaya başlandı.

Bayern eyaleti Kültür Bakanlığı tarafından çıkarılan Schule Aktüel
dergisi bize şu bilgiyi veriyor:

Eyaletteki 398 gymnasiumdan (bizdeki Anadolu ve Fen Liseleri karşılığı
okullar) 45 tanesi Katolik, 5 tanesi Protestan Kilisesine ait. Yani bu
okulların 1/8'i özel ve kiliselere ait.

Realschulelerin(10.sınıfa kadar olan lise) %20'si, özel meslek
liselerinin %50'si kilisenin.

Bu okullardaki öğrencilerin büyük çoğunluğu kız. Devlet ve şehir
okulları, istisnalar dışında karma eğitime geçince, kız öğrenciler
kızların ayrı okuduğu kilise okullarını seçiyor. Kiliseye bağlı
gymnasiumlardaki öğrencilerin 1/3'ini Realschulelerin 2/3'sini kız
öğrenciler oluşturuyor.

Amerika'daki 84 kız üniversitesinin hepsi özel.

Bunların %50'si kilise ve dinî cemaatlara ait.



BATIDA NELER DEĞİŞTİ?

Almanya'da bir araştırma yapan ve araştırmalarını kitaplaştıran bilim
kadını Doç. Dr. İlse Brehmer, radikal çözüm, kız ve erkeklerin ayrı
eğitim görmesidir, diyor. Karma okulların ise mutlaka reforma tabi
tutulmasını öneriyor.

Araştırmaların ürkütücü sonuçları ortaya çıktıktan sonra batıda epey
yenilikler yaşandı ve şunlar oldu:

   1. Kız okulları öğrenci akınına uğradı. Güç kazandı.

   2. Almanya'da yönetmelikler değişti. Okulların karma olma
mecburiyeti kaldırıldı. Devlet,  çocuklarına ayrı eğitim yaptırmak
isteyen velilerin taleplerine cevap verme kararı aldı.

   3. Almanya'da Kuzey Rheinwestfalen eğitim bakanı 2000-2001 öğretim
yılında okullara yazı göndererek en azından fizik, kimya, matematik,
elişi, spor ve bilgisayar derslerinin ayrı yapılmasını istedi.

   4. Bütün eyaletlerde kısmi de olsa ayrı eğitim teşvik ediliyor.

   5. Karma eğitimin zararlı olduğu kabul edildi ve karma okullar
reforma tabi tutuluyor.

 6. Amerika'da devlet okullarının karma olmaktan çıkarılması içen
Senatör Hilary Clinton ve Texas Sentörü Kay Bailey Hutchison yasa
tasarısı hazırladı. Gerekçe, ayrı eğitim yapan özel okullara öğrenci
akını olmasıydı. Böyle bir talebi devlet okulları da karşılamalıydı.


Yüzyılın Büyük Pedagojik Yanlışı Karma Eğitim'i yazan Ali Erkan
Kavaklı şunları söylüyor:

"Altı Almanya'da kalmasaydım ve Avrupa ve Amerika'daki karma eğitim
tartışmalarını takip etmeseydim böyle bir kitabı yazamazdım. Kitabın
başlığı bile Der Spiegel'den iktibas. Batılıların kafasında tabu yok.
Her şeyi araştırıyorlar. Biz de ise tartışılmaz tabular var. Bu yüzden
karma eğitim, bunca zararına rağmen, biz de henüz tartışılmıyor. Ama
tartışılmalı ve reforma tabi tutulmalı."


SONUÇ:
1.Milli Eğitim Bakanlığı, yeni gelişmeleri mutlaka takip etmeli ve
karma eğitim zorunluluğu kaldırılmalı.
2. Çocuğuna ayrı eğitim aldırmak isteyen velinin isteği yerine
getirilmeli.
3. Veliler, eğitime dahil olmalı, eğitimde onlar da söz sahibi olmalı.

Ali Erkan Kavaklı  Bey'e Teşekkür  Ediyoruz  (Karma Eğitim :Nesil
Yay.)


                 The Times: "Sadece kız öğrencilerin bulunduğu
okuldaki başarı grafiği yükseliyor"
 Kuzey Londra'da eğitim faaliyetinde bulunan Kuzey Londra Kız Yüksek
Okulu'nda öğrencilerin diğer okullara göre olan başarı grafiğinin
gittikçe yükselmesi The Times gazetesine haber konusu oldu. Sadece kız
öğrencilerin eğitim aldığı okulun başarı grafiği, devlet okulları ve
diğer karma okullara göre daha yüksek ve bu grafik gittikçe arayı
açıyor. Bu durumun kız ve erkek öğrencilerin ayrı ortamlarda eğitim
almasının haklılığını ispatladığını yazan The Times gazetesi, eğitim
tablosunda kız okulunun en yüksek dereceler almaya devam ettiklerini
vurguladı. Bu durumun nedenlerini The Times gazetesine açıklayan okul
müdürü Bernice McCabe, "Kızlar erkeklerden ayrı ortamlarda eğitim
almalarının faydasını görüyor. Bu ortamda kendilerine her şekilde
güven duyabiliyorlar. Etrafında erkekler olmadığı için bir davranışta
bulunacaklarında erkekler tarafından etkilenmeyeceklerinin
farkındalar. Erkeklerin olmadığı bir ortamda kızlar zeki ve kendine
güvenmeleri için daha serbest bir ortam yakalıyorlar." görüşlerini
dile getirdi. Sadece erkek öğrencilerin alındığı Royal Grammar Okulu
Genel Müdürü Jon Cox da konu hakkındaki görüşlerini aktarmış. Cox,
"Kızların olmadığı bir ortamda erkeklerin dikkati dağılmıyor ve
derslerine daha fazla odaklanıyorlar. Kızların olduğu bir ortamda dışa
açılmaları ve sınıfta söz almaları daha da azalıyor ve söz
aldıklarında 'acaba kızlar ne düşünür?' kompleksine kapılabiliyorlar."
diye konuştu. Bağımsız Eğitim Konseyi'nin okulların başarı grafiğini
ve sınav sonuçlarını dikkate alarak yaptığı sıralamada ilk on okul
içinde 2 erkek okulu ve 1 karma okul bulunuyor. Bunun dışındaki
okullar kız ve yatılı okullardan oluşuyor. (29.08.2009)





                                                         Karma
okullar daha başarIsIz
   Bir kesimi yerinden hoplatacak bir sonuç, biliyorum! Kız
çocuklarıyla erkeklerin birlikte okumasını savunan, genç insanların
sağlıklı gelişimi için karma eğitim modelinin şart olduğunu düşünen
herkesi şaşırtacak bir yazıya rastladım. İngiliz The Times'da
yayınlanan habere göre, kız ve erkek okullarının başarı oranı, karma
eğitim yapan okullara göre daha yüksek. Karşılaştırma, İngiltere'de
liseyi tamamlama sınavı olan A level ve GCSE sonuçlarına bakarak
yapılmış. A level, bizim üniversite sınavına tekabül ediyor denebilir,
çünkü öğrenciler bu sınavda aldıkları puanla üniversitelere
başvuruyor. Bu listeye göre ilk üçe giren okulların hepsi özel! St.
Paul's Girls School'un birinci, Perse School for Girls'ün ikinci
olması, özel kız okullarının fark attığının da kanıtı. Genel olarak
kızların başarısı göze çarpıyor: İlk 50'ye giren liseden, 27'si kız,
14'ü erkek okulu. Sadece yedi tanesi karma eğitim yapıyor!
Anlayacağınız, Türkiye'de çağdaşlığın gereği olarak düşünülen karma
okul, belki de sanıldığı kadar başarılı bir model değil.
   Peki bizim okullarımızın kaç tanesi karma, kaç tanesi sadece erkek
veya kız okulu? Milli Eğitim'in Strateji Geliştirme  Başkanlığı'na
danıştım, böyle bir çalışma yokmuş. Okullar sadece genel, özel ve
meslek lisesi olarak sınıflandırılıyor. Ayrıca adı kız veya erkek
lisesi olan pek çok okul, karma eğitime geçti. Dershanelerin ise karma
eğitim vermesi zorunlu. Ancak bizde kızlarla erkeklerin ayrı okullarda
okuması, muhafazarlığın bir göstergesi olarak görüldüğü için konuyu
tartışmak bile başlı başına sorun. Doğruya doğru: Dindar kesim, kız
çocuklarının ayrı okulda eğitim görmesini, başarı çıtasını yükseltmek
için savunmuyor. Öncelikli kaygıları, kızların 'namus'unu korumak (*)
Ortaöğretimdeki kız öğrenci sayısının erkeklerden daha düşük olduğu,
kız okutmanın pek çok aile için sorun olduğu ülkemizde, belki de bazı
önyargıları bir kenara bırakmakta fayda var.
Eğer amaç, daha fazla kız çocuğunun okuması, üniversiteye girmesi ve
kendi ayaklarının üzerinde durmasını sağlamak... Ve yerlerde sürünen
ÖSS başarı grafiğini yükseltmenin bir çaresini bulmaksa... Karma
eğitimin artısını eksisini yeniden gözden geçirmekte belki de fayda
var. Avustralya'dan ABD'ye, karma okullarla ilgili pek çok araştırma
yapıldı. ABD'de 2008 yılında Stetson Üniversitesi'nin yürüttüğü dört
yıllık pilot araştırmanın sonuçları çarpıcı: Karma okulda okuyan
erkeklerin yüzde 55'i sınavı başarıyla verdi. Buna karşılık sadece
erkeklerin okuduğu okulda, aynı sınavdaki başarı oranı yüzde 85'ti.
Üstelik demografik yapı, sınıftaki öğrenci sayısı ve  müfredat
bakımından iki okul tamamen birbirinin aynıydı!
   * Yazar " ben onlardan değilim" mesajı vermek zorunda hissetmiş
kendini :) Ama sonuç aynı...!

Mehveş Evin   16 Ocak  2010





Bilim ve ahlak, insanla birlikte var olmaya ve insanın da bu ikiliye
ihtiyacı devam ettiği müddetçe birbirinden asla ayrılmayarak, insanın
kemâlâtına hizmet eden iki önemli araç olarak görevlerine devam
etmelidir. Bilim ve ahlak, insan, sistem ve yönetim kalitesinin
arttırılmasına hizmet etmelidir. İnsan kalitesine, insanın daha
yakından anlaşılması ve bireysel gelişimin önünü açarak yardımcı
olurken, sistem kalitesine, insan hak ve hürriyetlerinin açık ve
şeffaf bir şekilde yaşanmasıyla destekleyerek, buradan yönetim
kalitesine, yani hukuk sisteminin yerleşmesini de desteklemiş
olacaktır. Böylece bilim ve ahlak, insan ve sistem kalitesini
birleştirerek yaşamda mükemmelliği sonuç verecek bir hizmet sunabilir


--
* Tmoz üyeliği için gmail kullanmanız önerilmektedir.
* Kitap yazarları veya yayın sorumlusu arkadaşların piyasaya çıkardıkları yeni kitaplarını tmozda duyurmasından memnun oluruz. Aynı yayının sık sık afişe edilmemesi gerekmektedir.
* Kitap doküman istekleri için kişisel bilgilerinizi guruba göndermeyiniz. İlgili kişiye özelden bildiriniz.
* Soru veya çözümler için jpg, gif, png gibi sıkıştırılmış resim formatları kullanmalısınız. Özellikle soru için pdf, bm p, doc, ppt, gibi yer kaplayan dosyalar kullanmayınız.
* Haklı veya haksız hiçbir nedenle kişisel hakaretlerde bulunmayınız.
* Sorumluluğunu almayacağınız hiçbir mesaj göndermeyiniz.
* Konu başlığına sadece içerik tanımlayıcı kısa bir ifade yazınız. Küçük harf kullanmaya özen gösteriniz.
* Aynı mesajı defalarca göndermeyiniz.
* Spam mail gönderen adresler google tarasından yasaklanmaktadır.



--
Göl AÖL/KASTAMONU

--
* Tmoz üyeliği için gmail kullanmanız önerilmektedir.
* Kitap yazarları veya yayın sorumlusu arkadaşların piyasaya çıkardıkları yeni kitaplarını tmozda duyurmasından memnun oluruz. Aynı yayının sık sık afişe edilmemesi gerekmektedir.
* Kitap doküman istekleri için kişisel bilgilerinizi guruba göndermeyiniz. İlgili kişiye özelden bildiriniz.
* Soru veya çözümler için jpg, gif, png gibi sıkıştırılmış resim formatları kullanmalısınız. Özellikle soru için pdf, bm p, doc, ppt, gibi yer kaplayan dosyalar kullanmayınız.
* Haklı veya haksız hiçbir nedenle kişisel hakaretlerde bulunmayınız.
* Sorumluluğunu almayacağınız hiçbir mesaj göndermeyiniz.
* Konu başlığına sadece içerik tanımlayıcı kısa bir ifade yazınız. Küçük harf kullanmaya özen gösteriniz.
* Aynı mesajı defalarca göndermeyiniz.
* Spam mail gönderen adresler google tarasından yasaklanmaktadır.

Hiç yorum yok: