21 Ocak 2012 Cumartesi

RE: [TMOZ:489299] paylaştırılacak para kaç TL'dir?

100x/2=50x bir kişiye düşen para
 yüzde 10 kesinti 90x 
 
90x/2=45x
 
50x-45x=5x=30
 
x=6 
 
100x=600
> Date: Sat, 21 Jan 2012 11:45:00 -0800
> Subject: [TMOZ:489290] paylaştırılacak para kaç TL'dir?
> From: sabuncuzade.s@gmail.com
> To: tmoz@googlegroups.com
>
> İki kişiye eşit olarak paylaştırılacak bir miktar paradan
> % 10 kesinti yapılırsa kişi başına düşen para 30 TL
> azalıyor.
> Buna göre, paylaştırılacak para kaç TL'dir?
> A) 480 B) 520 C) 560 D) 600 E) 640
>
> --
> Yanlış anlaşılmalara ve polemik oluşturacak durumlara meydan verecek mesajlardan kaçınalım lütfen...
>
> EKLEDİĞİNİZ RESİMLERİN BOYUTLARINA LÜTFEN DİKKAT EDİNİZ!!!...
>
> YOLLADIĞINIZ MESAJLARA LÜTFEN KONU BAŞLIĞI YAZINIZ!!!...
>
> http://www.facebook.com/pages/Matematik-Geometri/150709609688?ref=mf

[TMOZ:489298] Re: YGS deneme sorusu

135 değilmi hocam

--
Yanlış anlaşılmalara ve polemik oluşturacak durumlara meydan verecek mesajlardan kaçınalım lütfen...

EKLEDİĞİNİZ RESİMLERİN BOYUTLARINA LÜTFEN DİKKAT EDİNİZ!!!...

YOLLADIĞINIZ MESAJLARA LÜTFEN KONU BAŞLIĞI YAZINIZ!!!...

http://www.facebook.com/pages/Matematik-Geometri/150709609688?ref=mf

[TMOZ:489297] Re: paylaştırılacak para kaç TL'dir?

azalan %10u paylaştıklarında %5azalıyor=30 tl
30.20=600

--
Yanlış anlaşılmalara ve polemik oluşturacak durumlara meydan verecek mesajlardan kaçınalım lütfen...

EKLEDİĞİNİZ RESİMLERİN BOYUTLARINA LÜTFEN DİKKAT EDİNİZ!!!...

YOLLADIĞINIZ MESAJLARA LÜTFEN KONU BAŞLIĞI YAZINIZ!!!...

http://www.facebook.com/pages/Matematik-Geometri/150709609688?ref=mf

Re: [TMOZ:489296] Re: Fwd: [ictima] ................. Bir İnsanın Anavatanı Çocukluğudur, diyor, Doğan CÜCELOĞLU !!!

harika bir paylaşım. hadi geç olmadan çocuklarımızla vakit geçirelim. başkasının çocuklarına ayırdığımız vakti kendi çocuklarımızada ayıralım..

21 Ocak 2012 21:39 tarihinde murat alagoz <muratalagoz40@gmail.com> yazdı:
Muharrem hocam paylaşımlarınız matematik dışındada bir numara.öyle bir ağladımki keşke o adamın bilincine sahip olsamda oğluma beni seviyormusun oğlum demeden babacığım seni çok seviyorum dese.

21 Ocak 2012 20:59 tarihinde İSMAİL ÇEŞME(ANKARA) <cesmeismail@gmail.com> yazdı:

insanı, gerçekten insan yapabilmek için...
(20 günlük bebeğimi büyütmemde cok faydalı olacak..)
güzel paylaşımınız için teşekkür ederim hocam...

On 21 Ocak, 18:39, imran sığırcı <imransigir...@gmail.com> wrote:
> guzel paylasım hocam saygılar...
>
> 21 Ocak 2012 15:22 tarihinde Nrsl Nrsl <nursel...@gmail.com> yazdı:
>
>
>
> > Çok anlamlı ...
>
> > Paylaşımınız için teşekkürler.
>
> > 21 Ocak 2012 13:37 tarihinde Öğretmen Muammer <muammer.ko...@gmail.com>yazdı:
>
> > Hocam çok güzel bir yazı. Gerçekten insanı duygulandırıyor.
> >> teşekkürler.
>
> >> On 21 Ocak, 01:50, Muharrem Şahin <muharre...@gmail.com> wrote:
> >> > ---------- Yönlendirilmiş ileti ----------
> >> > Kimden: Huseyin Sahin <endemhuse...@hotmail.com>
> >> > Tarih: 20 Ocak 2012 21:24
> >> > Konu: [ictima] ................. Bir İnsanın Anavatanı Çocukluğudur,
> >> diyor,
> >> > Doğan CÜCELOĞLU !!!
> >> > Kime: hiltonhuse...@yahoo.com
>
> >> > **
>
> >> >  *Sevgilerle...sağlıklı günlerinize........hş *
> >> >  *
> >> > ------------------------------
> >> > *
> >> > *Alıntıdır......................*
>
> >> > *Bir İnsanın Anavatanı Çocukluğudur
> >> > Doğan CÜCELOĞLU
>
> >> > Bir gün seminere başlamadan önce kısa boylu güler yüzlü birisi geldi,
> >> Hocam
> >> > elinizi öpmek istiyorum, dedi. Ben el öptürmekten pek hoşlanmadığım
> >> için,
> >> > yanaktan öpüşelim, dedim, öpüştük. Aramızda şöyle bir konuşma yer aldı:
>
> >> > - Hayrola, neden elimi öpmek istedin?
>
> >> > - Hocam, üç yıl önce sizin bir seminerinizi katıldım. Hayatım değişti. O
> >> > seminerden sonra daha mutlu bir ailem var ve size teşekkür etmek
> >> istiyorum;
> >> > onun için elinizi öpmek istedim.
>
> >> > - Ne oldu, nasıl oldu?
>
> >> > - Üç yıl önce şirketimizin organize ettiği iki günlük bir seminerde
> >> bizimle
> >> > beraberdiniz. O seminerin bitişine doğru dediniz ki, "Bir insanın
> >> anavatanı
> >> > çocukluğudur. Çocukluğunu doya doya yaşayamamış bir insanın mutlu olması
> >> > çok zordur. Bir annenin, bir babanın en önemli görevi, çocuklarının
> >> > çocukluğunu doya doya yaşamasına olanaklar yaratmaktır."
>
> >> > Bir süre sustu, bir şey hatırlamak ister gibi düşündü, sonra konuşmaya
> >> > devam etti:
>
> >> > - Hatta daha da ilerisi için söylediniz; dediniz ki, "Bir ulusun en
> >> önemli
> >> > görevi çocuklarının çocukluğunu doya doya yaşamasına olanaklar
> >> > yaratmaktır." Ben bir baba olarak sizi duyduğum zaman kendi kendime
> >> > düşündüm: Ben bir baba olarak çocuğumun çocukluğunu doya doya yaşamasına
> >> > fırsatlar yaratıyor muyum? Böyle bir sorunun o zamana kadar hiç aklıma
> >> > gelmediğini fark ettim. Ben ne yapıyorum, diye düşündüm. Benim yaptığım
> >> > sanırım birçok babanın yaptığının aynısıydı. Dokuz yaşındaki oğlum ben
> >> > işten eve gelince beni görmemeye, benden kaçmaya çalışıyordu. Neden
> >> kaçmaya
> >> > çalışıyordu, biliyor musunuz, Hocam?
>
> >> > - Hayır, neden?
>
> >> > - Çünkü onu görünce hemen şu soruyu soruyordum. "Oğlum bugün ödevini
> >> yaptın
> >> > mı?" Tuhaf tuhaf bakıyor, gözünü kaçırıyor, daha da sıkıştırınca, hayır
> >> > anlamına gelen, "cık" sesini çıkarıyordu. Kızıyordum, söyleniyordum,
> >> "Niye
> >> > yapmıyorsun ödevini!" diyordum. Aramızda sürekli tartışmalar,
> >> sürtüşmeler
> >> > oluşuyordu. Tabii bunun sonucunda bütün aile huzursuz oluyordu.
>
> >> > Burada biraz sustu, soluklandı. Sanki hatırlamak istemediği anılar
> >> vardı;
> >> > onların üstesinden gelmeye çalışıyordu. Sonra konuşmaya devam etti:
>
> >> > - Ben sizin seminerinizden çıktıktan sonra düşünmeye başladım. "Ben ne
> >> > biçim babayım," diye kendime sordum. Seminer için geldiğim İstanbul'dan
> >> > çalışma yerim olan Kayseri'ye gidinceye kadar düşündüm; otobüste bütün
> >> gece
> >> > düşündüm ve sonra kendi kendime dedim ki, eşimle konuşayım, biz birlikte
> >> > bir karar alalım. Diyelim ki bu çocuk isterse beş yıl sınıfta kalsın,
> >> ama
> >> > doya doya çocukluğunu yaşasın.
>
> >> > - Radikal bir karar!
>
> >> > - Evet, uçta bir karar, ama bu karar içime çok iyi geldi, Hocam.
> >> > Gerginliğim, üzüntüm gitti, içim rahat etti. Ben eve gelince eşime dedim
> >> > ki, hadi gel otur, konuşalım. Yemekten sonra oturduk konuştuk, çocuklar
> >> > yattı biz konuşmaya devam ettik. Seminerde anlatılanları aktardım, böyle
> >> > böyle böyle diye izah ettim ona ve en nihayet dedim ki, ya benim
> >> gönlümden
> >> > ne geçiyor sana söyleyeyim. Bizim oğlumuz var ya bizim oğlumuz, o
> >> isterse
> >> > beş yıl sınıfta kalsın, ama çocukluğunu yaşasın! Şimdiye kadar onun
> >> > çocukluğunu yaşamasıyla ile ilgili pek bir çaba göstermedik, bir bilinç
> >> > göstermedik, oluruna bıraktık. Gel şimdi değiştirelim bunu.
>
> >> > - Eşiniz ne dedi?
>
> >> > - Hocam biliyor musun ne oldu?
>
> >> > - Ne oldu?
>
> >> > - Karım hayretle bana baktı ve dedi ki, "Bu ne biçim seminer be! Kim bu
> >> > adam? Öyle şey mi olur; yok bizim ki çocukluğunu yaşayacakmış! Bizim
> >> çocuk
> >> > çocukluğunu yaşarken öbürküler sınıflarını geçecek ilerleyecek! Öyle şey
> >> > olmaz."
>
> >> > - Anlıyorum; anne olarak çocuğunun geride kalmasını istemiyor,
> >> kaygılanıyor!
>
> >> > - Fakat hocam ben pes etmedim, bırakmadım, mücadeleye devam ettim. Her
> >> gün,
> >> > her akşam gece yarılarına kadar karımla konuştum. Üç gecenin sonunda
> >> bana,
> >> > peki ne halin varsa gör, dedi.
>
> >> > - Pes etti, yani. Peki, sen ne yaptın?
>
> >> > - İşte onu dediği günün sabahı eşofmanımı, ayakkabımı şöyle kapının
> >> yanına
> >> > bıraktım işe gittim; işten dönünce oğlumun gözüne baktım ve dedim ki,
> >> oğlum
> >> > bugün doya doya oynadın mı? Bana hayretle baktı ve "Hayır!" anlamına
> >> gelen
> >> > "cıkk" dedi. O zaman, hadi gel beraber aşağıya ineceğiz, oynayacağız,
> >> > dedim. Eşofmanımı giydim, ayakkabımı giydim, onunla beraber sokağa
> >> çıktık.
> >> > Pencereden arkadaşları bakıyorlarmış, onlar da sokağa çıktılar; birlikte
> >> > sokakta oyun oynadık. Akşam saat altıdan sekiz buçuğa kadar sokaktaydık.
> >> > Eve gelince toz toprak içindeyiz, beraber banyoya girdik, duş yaptık.
> >> > Havluyla kuruladım, çok mutluyduk ve o günden sonra işten dönünce her
> >> gün
> >> > onunla oynamaya başladım. Her gün, her gün, her gün oynadım. Yedi gün
> >> sekiz
> >> > gün sonraydı galiba, bir gün banyodan çıkarken onu kuruluyorum havluyla,
> >> > kolumu tuttu, bana döndü ve dedi ki, baba ya, ben seni çok seviyorum.
> >> Hocam
> >> > nefesim durdu, gözüm yaşardı, konuşamadım. Çünkü farkına vardım ki,
> >> şimdiye
> >> > kadar sevdiğini hiç söylememişti. Düşündüm, şimdiye kadar hiç
> >> > söylemediğinin farkında değildim; belki ömür boyu söylemeyecekti. "Ne
> >> büyük
> >> > tehlike!" diye düşündüm. Ömür boyu onun bana bu cümleyi söylemediğinin
> >> > farkında olmayacaktım.
>
> >> > - Demek farkına vardın, seni kutlarım. Senin farkına vardığın bu durum
> >> > birçok anne ve babanın farkında olmadığı gizil, örtük ama önemli bir
> >> > tehlike!
>
> >> > - İçimde bir şükür duygusu, havluyla çocuğumu kuruladım ve giydirdim ve
> >> > artık her gün oyun oynamaya devam ettik. Zaman geçti, iki hafta sonra
> >> okul,
> >> > öğretmen veli buluşması için okula davet etti. Daha önceki veli
> >> > buluşmalarında öğretmen, "Sizin oğlunuz akıllı bir çocuk, ama ödevleri
> >> > kargacık burgacık yazıyor, dikkat etmiyor. Sınıfta arkadaşlarını
> >> rahatsız
> >> > ediyor, onları itiyor kakıyor, lütfen onunla konuşun. Ödevlerine ilgi
> >> > gösterin, sınıfta arkadaşlarını rahatsız etmesin. Ödevlerini doğru
> >> dürüst
> >> > yapsın," demişti. O nedenle öğretmen buluşmasına gitmekten
> >> çekiniyordum. Bu
> >> > davet gelince ben eşime dedim ki, hadi okuldaki buluşmaya beraber
> >> gidelim!
> >> > Yok, dedi, sen tek başına gideceksin, ben gelmeyeceğim.
>
> >> > - Eşiniz gelmek istemedi!
>
> >> > - Hayır istemedi. Ya beraber gidelim, diye ısrar ettim hayır hayır sen
> >> > yalnız gideceksin dedi. Ben yalnız gittim ve diğer veliler geldikçe sıra
> >> > bende olduğu halde sıranın arkasına geçtim, sıranın arkasına geçtim ki
> >> > başka kimse olmadan öğretmenle konuşayım, diye. Mahcup olacağımı
> >> > düşünüyordum. Her şeyin daha kötüye gittiğini düşünüyordum. En nihayet
> >> > bütün veliler öğretmenle konuşmalarını bitirip gittiler. Sıra bende!
> >> > Öğretmenin karşısına geçtim, bana baktı gülümsedi, siz ne yaptınız bu
> >> > çocuğa, dedi. Hiç cevap vermedim, önüme baktım. Lütfen söyleyin ne
> >> yaptınız
> >> > bu çocuğa, dedi. "Çok mu kötü hocam?" diye sordum. Gülümsedi, hayır,
> >> kötü
> >> > değil, dedi. "Artık sınıfta arkadaşlarını hiç rahatsız etmiyor, ödevleri
> >> > iyileşti, tam istediğim öğrenci oldu. Ne yaptınız bu çocuğa siz?"
>
> >> > - Herhalde bir baba olarak çok mutlu oldunuz?
>
> >> > - Hocam biliyor musunuz öğretmenin karşısında ağlamaya başladım.
> >> > İnanamıyordum kulağıma, içimden, vay evladım, biz sana ne yaptık şimdiye
> >> > kadar, duygusu vardı. Eve geldim, karım yüzüme baktı, gözlerim
> >> ağlamaktan
> >> > kıpkırmızı. "O kadar mı kötü?" diye sordu. Ona da cevap veremedim Hocam,
> >> > ona da cevap veremedim! Ağladım. Daha sonra anlattım. Hocam onun için
> >> sizin
> >> > elinizi öpmek istedim, teşekkür ediyorum. Benim oğlumun ve onun küçüğü
> >> > kızımın hayatını kurtardınız. Ailemin mutluluğu kurtuldu. Hakikaten bir
> >> > insanın anavatanı çocukluğuymuş. Anavatanı mutlu olan bir çocuk
> >> > çalışmasını, okulunu her şeyini bütün gücüyle yapar ve orada başarılı
> >> > olurmuş.
>
> >> > "Gel seni yeniden kucaklayayım!" dedim. Kucaklaştık.
>
> >> > "Çocuklar Gülsün diye!" yaşayalım. Çünkü insanın anavatanı çocukluğudur.
> >> > Çocuklar gülerek, oynayarak büyürse, sonunda büyükler güler. Büyükler
> >> mutlu
> >> > olup gülümseyince tüm ülke, tüm insanlık güler.
>
> ...
>
> tamamını oku »- Alıntıyı gizle -
>
> - Alıntıyı göster -

--
Yanlış anlaşılmalara ve polemik oluşturacak durumlara meydan verecek mesajlardan kaçınalım lütfen...

EKLEDİĞİNİZ RESİMLERİN BOYUTLARINA LÜTFEN DİKKAT EDİNİZ!!!...

YOLLADIĞINIZ MESAJLARA LÜTFEN KONU BAŞLIĞI YAZINIZ!!!...

http://www.facebook.com/pages/Matematik-Geometri/150709609688?ref=mf

--
Yanlış anlaşılmalara ve polemik oluşturacak durumlara meydan verecek mesajlardan kaçınalım lütfen...
 
EKLEDİĞİNİZ RESİMLERİN BOYUTLARINA LÜTFEN DİKKAT EDİNİZ!!!...
 
YOLLADIĞINIZ MESAJLARA LÜTFEN KONU BAŞLIĞI YAZINIZ!!!...
 
http://www.facebook.com/pages/Matematik-Geometri/150709609688?ref=mf



--
cebirci

--
Yanlış anlaşılmalara ve polemik oluşturacak durumlara meydan verecek mesajlardan kaçınalım lütfen...
 
EKLEDİĞİNİZ RESİMLERİN BOYUTLARINA LÜTFEN DİKKAT EDİNİZ!!!...
 
YOLLADIĞINIZ MESAJLARA LÜTFEN KONU BAŞLIĞI YAZINIZ!!!...
 
http://www.facebook.com/pages/Matematik-Geometri/150709609688?ref=mf

Re: [TMOZ:489295] YGS deneme sorusu

Evet C açısı kaç derecedir?

21 Ocak 2012 21:59 tarihinde Nihat Akgün <xneyney@gmail.com> yazdı:
Ya da C açısının kaç derece olduğunu???

21 Ocak 2012 21:59 tarihinde Nihat Akgün <xneyney@gmail.com> yazdı:

Sanırım C açısının tanjantını soruyorsunuz İbrahim hocam???

21 Ocak 2012 21:33 tarihinde ibrahim Kuscuoglu <ikus1961@gmail.com> yazdı:

Tanjantın toplam formülünü kullanmadan sentetik çözüm yapabilir misiniz? Öğretmen arkadaşlar biraz beklerlerse sevinirim öğrenci arkadaşlara bu soru :))))

--
Yanlış anlaşılmalara ve polemik oluşturacak durumlara meydan verecek mesajlardan kaçınalım lütfen...
 
EKLEDİĞİNİZ RESİMLERİN BOYUTLARINA LÜTFEN DİKKAT EDİNİZ!!!...
 
YOLLADIĞINIZ MESAJLARA LÜTFEN KONU BAŞLIĞI YAZINIZ!!!...
 
http://www.facebook.com/pages/Matematik-Geometri/150709609688?ref=mf


--
Yanlış anlaşılmalara ve polemik oluşturacak durumlara meydan verecek mesajlardan kaçınalım lütfen...
 
EKLEDİĞİNİZ RESİMLERİN BOYUTLARINA LÜTFEN DİKKAT EDİNİZ!!!...
 
YOLLADIĞINIZ MESAJLARA LÜTFEN KONU BAŞLIĞI YAZINIZ!!!...
 
http://www.facebook.com/pages/Matematik-Geometri/150709609688?ref=mf

--
Yanlış anlaşılmalara ve polemik oluşturacak durumlara meydan verecek mesajlardan kaçınalım lütfen...
 
EKLEDİĞİNİZ RESİMLERİN BOYUTLARINA LÜTFEN DİKKAT EDİNİZ!!!...
 
YOLLADIĞINIZ MESAJLARA LÜTFEN KONU BAŞLIĞI YAZINIZ!!!...
 
http://www.facebook.com/pages/Matematik-Geometri/150709609688?ref=mf

[TMOZ:489294] Re: işin içinden çıkamadım.

ali hocam haklı, kişi sayısı verilmeli ama, soruyu hazırlayanlar bazen
hata yapabiliyorlar....
harhangi üç kişi derken, üç kişinin katıldığı manasını vermek
istediler diye düşünerek çözdüm...
ama soruda cümle hatası var tabi...
saygılarımla...

On 21 Ocak, 20:55, özgür yıldıran <yildira...@gmail.com> wrote:
> 3 kişiye göreyse cvbınız doğru ama kişi sayısı verilmeliydi ali hocama
> katılıyorum
>
> 21 Ocak 2012 19:56 tarihinde probleman <ali.konur...@gmail.com> yazdı:
>
>
>
>
>
> > Neden 44 tane soru olmasın?
>
> > On 21 Ocak, 19:41, İSMAİL ÇEŞME(ANKARA) <cesmeism...@gmail.com> wrote:
> > > 14.3+1=43 tane soru vardır...
>
> > > On 9 Ocak, 09:20, emre <eteti...@gmail.com> wrote:
>
> > > > bir sınavda en fazla soru cevaplayan kişi 15 soru cevaplamıştır.
> > > > bir soru en az 1, en çok 3 defa cevaplanmıştır.
> > > > herhangi 3 kişi en az 1 ortak soru cevapladığına göre
> > > > sınavda en fazla kaç soru vardır?
>
> > --
> > Yanlış anlaşılmalara ve polemik oluşturacak durumlara meydan verecek
> > mesajlardan kaçınalım lütfen...
>
> > EKLEDİĞİNİZ RESİMLERİN BOYUTLARINA LÜTFEN DİKKAT EDİNİZ!!!...
>
> > YOLLADIĞINIZ MESAJLARA LÜTFEN KONU BAŞLIĞI YAZINIZ!!!...
>
> >http://www.facebook.com/pages/Matematik-Geometri/150709609688?ref=mf
>
> --
>
> Ulubatlı Hasan Anadolu Lisesi  BURSA- Alıntıyı gizle -
>
> - Alıntıyı göster -

--
Yanlış anlaşılmalara ve polemik oluşturacak durumlara meydan verecek mesajlardan kaçınalım lütfen...

EKLEDİĞİNİZ RESİMLERİN BOYUTLARINA LÜTFEN DİKKAT EDİNİZ!!!...

YOLLADIĞINIZ MESAJLARA LÜTFEN KONU BAŞLIĞI YAZINIZ!!!...

http://www.facebook.com/pages/Matematik-Geometri/150709609688?ref=mf

Re: [TMOZ:489292] YGS deneme sorusu

Ya da C açısının kaç derece olduğunu???

21 Ocak 2012 21:59 tarihinde Nihat Akgün <xneyney@gmail.com> yazdı:
Sanırım C açısının tanjantını soruyorsunuz İbrahim hocam???

21 Ocak 2012 21:33 tarihinde ibrahim Kuscuoglu <ikus1961@gmail.com> yazdı:

Tanjantın toplam formülünü kullanmadan sentetik çözüm yapabilir misiniz? Öğretmen arkadaşlar biraz beklerlerse sevinirim öğrenci arkadaşlara bu soru :))))

--
Yanlış anlaşılmalara ve polemik oluşturacak durumlara meydan verecek mesajlardan kaçınalım lütfen...
 
EKLEDİĞİNİZ RESİMLERİN BOYUTLARINA LÜTFEN DİKKAT EDİNİZ!!!...
 
YOLLADIĞINIZ MESAJLARA LÜTFEN KONU BAŞLIĞI YAZINIZ!!!...
 
http://www.facebook.com/pages/Matematik-Geometri/150709609688?ref=mf


--
Yanlış anlaşılmalara ve polemik oluşturacak durumlara meydan verecek mesajlardan kaçınalım lütfen...
 
EKLEDİĞİNİZ RESİMLERİN BOYUTLARINA LÜTFEN DİKKAT EDİNİZ!!!...
 
YOLLADIĞINIZ MESAJLARA LÜTFEN KONU BAŞLIĞI YAZINIZ!!!...
 
http://www.facebook.com/pages/Matematik-Geometri/150709609688?ref=mf

Re: [TMOZ:489292] YGS deneme sorusu

Sanırım C açısının tanjantını soruyorsunuz İbrahim hocam???

21 Ocak 2012 21:33 tarihinde ibrahim Kuscuoglu <ikus1961@gmail.com> yazdı:
Tanjantın toplam formülünü kullanmadan sentetik çözüm yapabilir misiniz? Öğretmen arkadaşlar biraz beklerlerse sevinirim öğrenci arkadaşlara bu soru :))))

--
Yanlış anlaşılmalara ve polemik oluşturacak durumlara meydan verecek mesajlardan kaçınalım lütfen...
 
EKLEDİĞİNİZ RESİMLERİN BOYUTLARINA LÜTFEN DİKKAT EDİNİZ!!!...
 
YOLLADIĞINIZ MESAJLARA LÜTFEN KONU BAŞLIĞI YAZINIZ!!!...
 
http://www.facebook.com/pages/Matematik-Geometri/150709609688?ref=mf

--
Yanlış anlaşılmalara ve polemik oluşturacak durumlara meydan verecek mesajlardan kaçınalım lütfen...
 
EKLEDİĞİNİZ RESİMLERİN BOYUTLARINA LÜTFEN DİKKAT EDİNİZ!!!...
 
YOLLADIĞINIZ MESAJLARA LÜTFEN KONU BAŞLIĞI YAZINIZ!!!...
 
http://www.facebook.com/pages/Matematik-Geometri/150709609688?ref=mf

Re: [TMOZ:489291] Re: Fwd: [ictima] ................. Bir İnsanın Anavatanı Çocukluğudur, diyor, Doğan CÜCELOĞLU !!!

Muharrem Hocam belki de bu yazıyı okumamızı sağlayarak sizde bizde bir etki uyandırdınız.Saygılarımı sunarım sayın hocam
--
Ferdi CENGİZ
Matematik Öğretmeni
Zafer Sabancı Anadolu Lisesi
Pozantı/Adana
 
 
Herkes doğru insanı bulmak ister, yanılmamak için. Oysa kimse
uğraşmaz, doğru insan olmak için.

--
Yanlış anlaşılmalara ve polemik oluşturacak durumlara meydan verecek mesajlardan kaçınalım lütfen...
 
EKLEDİĞİNİZ RESİMLERİN BOYUTLARINA LÜTFEN DİKKAT EDİNİZ!!!...
 
YOLLADIĞINIZ MESAJLARA LÜTFEN KONU BAŞLIĞI YAZINIZ!!!...
 
http://www.facebook.com/pages/Matematik-Geometri/150709609688?ref=mf

[TMOZ:489290] paylaştırılacak para kaç TL'dir?

İki kişiye eşit olarak paylaştırılacak bir miktar paradan
% 10 kesinti yapılırsa kişi başına düşen para 30 TL
azalıyor.
Buna göre, paylaştırılacak para kaç TL'dir?
A) 480 B) 520 C) 560 D) 600 E) 640

--
Yanlış anlaşılmalara ve polemik oluşturacak durumlara meydan verecek mesajlardan kaçınalım lütfen...

EKLEDİĞİNİZ RESİMLERİN BOYUTLARINA LÜTFEN DİKKAT EDİNİZ!!!...

YOLLADIĞINIZ MESAJLARA LÜTFEN KONU BAŞLIĞI YAZINIZ!!!...

http://www.facebook.com/pages/Matematik-Geometri/150709609688?ref=mf

[TMOZ:489289] dönüşümlerle geometri.....

http://www.mathsisfun.com/geometry/symmetry-artist.html

--
www.ekstrem.com.tr
www.celalisbilir.com
'' Şah Hatayim muhabbete bakarım, ben doluyum ben dolana akarım, güzel pirim bir dert vermiş çekerim bir derdim var bin dermana değişmem ''

--
Yanlış anlaşılmalara ve polemik oluşturacak durumlara meydan verecek mesajlardan kaçınalım lütfen...
 
EKLEDİĞİNİZ RESİMLERİN BOYUTLARINA LÜTFEN DİKKAT EDİNİZ!!!...
 
YOLLADIĞINIZ MESAJLARA LÜTFEN KONU BAŞLIĞI YAZINIZ!!!...
 
http://www.facebook.com/pages/Matematik-Geometri/150709609688?ref=mf

[TMOZ:489288] kaç tane çift sayı ?

1, 2, 3, 4 ve 5 rakamlarını kullanarak rakamları
birbirinden farklı üç basamaklı kaç tane çift sayı
oluşturulabilir?
A) 18 B) 20 C) 24 D) 28 E) 30

--
Yanlış anlaşılmalara ve polemik oluşturacak durumlara meydan verecek mesajlardan kaçınalım lütfen...

EKLEDİĞİNİZ RESİMLERİN BOYUTLARINA LÜTFEN DİKKAT EDİNİZ!!!...

YOLLADIĞINIZ MESAJLARA LÜTFEN KONU BAŞLIĞI YAZINIZ!!!...

http://www.facebook.com/pages/Matematik-Geometri/150709609688?ref=mf

Re: [TMOZ:489287] Re: Fwd: [ictima] ................. Bir İnsanın Anavatanı Çocukluğudur, diyor, Doğan CÜCELOĞLU !!!

Muharrem hocam paylaşımlarınız matematik dışındada bir numara.öyle bir ağladımki keşke o adamın bilincine sahip olsamda oğluma beni seviyormusun oğlum demeden babacığım seni çok seviyorum dese.

21 Ocak 2012 20:59 tarihinde İSMAİL ÇEŞME(ANKARA) <cesmeismail@gmail.com> yazdı:
insanı, gerçekten insan yapabilmek için...
(20 günlük bebeğimi büyütmemde cok faydalı olacak..)
güzel paylaşımınız için teşekkür ederim hocam...

On 21 Ocak, 18:39, imran sığırcı <imransigir...@gmail.com> wrote:
> guzel paylasım hocam saygılar...
>
> 21 Ocak 2012 15:22 tarihinde Nrsl Nrsl <nursel...@gmail.com> yazdı:
>
>
>
> > Çok anlamlı ...
>
> > Paylaşımınız için teşekkürler.
>
> > 21 Ocak 2012 13:37 tarihinde Öğretmen Muammer <muammer.ko...@gmail.com>yazdı:
>
> > Hocam çok güzel bir yazı. Gerçekten insanı duygulandırıyor.
> >> teşekkürler.
>
> >> On 21 Ocak, 01:50, Muharrem Şahin <muharre...@gmail.com> wrote:
> >> > ---------- Yönlendirilmiş ileti ----------
> >> > Kimden: Huseyin Sahin <endemhuse...@hotmail.com>
> >> > Tarih: 20 Ocak 2012 21:24
> >> > Konu: [ictima] ................. Bir İnsanın Anavatanı Çocukluğudur,
> >> diyor,
> >> > Doğan CÜCELOĞLU !!!
> >> > Kime: hiltonhuse...@yahoo.com
>
> >> > **
>
> >> >  *Sevgilerle...sağlıklı günlerinize........hş *
> >> >  *
> >> > ------------------------------
> >> > *
> >> > *Alıntıdır......................*
>
> >> > *Bir İnsanın Anavatanı Çocukluğudur
> >> > Doğan CÜCELOĞLU
>
> >> > Bir gün seminere başlamadan önce kısa boylu güler yüzlü birisi geldi,
> >> Hocam
> >> > elinizi öpmek istiyorum, dedi. Ben el öptürmekten pek hoşlanmadığım
> >> için,
> >> > yanaktan öpüşelim, dedim, öpüştük. Aramızda şöyle bir konuşma yer aldı:
>
> >> > - Hayrola, neden elimi öpmek istedin?
>
> >> > - Hocam, üç yıl önce sizin bir seminerinizi katıldım. Hayatım değişti. O
> >> > seminerden sonra daha mutlu bir ailem var ve size teşekkür etmek
> >> istiyorum;
> >> > onun için elinizi öpmek istedim.
>
> >> > - Ne oldu, nasıl oldu?
>
> >> > - Üç yıl önce şirketimizin organize ettiği iki günlük bir seminerde
> >> bizimle
> >> > beraberdiniz. O seminerin bitişine doğru dediniz ki, "Bir insanın
> >> anavatanı
> >> > çocukluğudur. Çocukluğunu doya doya yaşayamamış bir insanın mutlu olması
> >> > çok zordur. Bir annenin, bir babanın en önemli görevi, çocuklarının
> >> > çocukluğunu doya doya yaşamasına olanaklar yaratmaktır."
>
> >> > Bir süre sustu, bir şey hatırlamak ister gibi düşündü, sonra konuşmaya
> >> > devam etti:
>
> >> > - Hatta daha da ilerisi için söylediniz; dediniz ki, "Bir ulusun en
> >> önemli
> >> > görevi çocuklarının çocukluğunu doya doya yaşamasına olanaklar
> >> > yaratmaktır." Ben bir baba olarak sizi duyduğum zaman kendi kendime
> >> > düşündüm: Ben bir baba olarak çocuğumun çocukluğunu doya doya yaşamasına
> >> > fırsatlar yaratıyor muyum? Böyle bir sorunun o zamana kadar hiç aklıma
> >> > gelmediğini fark ettim. Ben ne yapıyorum, diye düşündüm. Benim yaptığım
> >> > sanırım birçok babanın yaptığının aynısıydı. Dokuz yaşındaki oğlum ben
> >> > işten eve gelince beni görmemeye, benden kaçmaya çalışıyordu. Neden
> >> kaçmaya
> >> > çalışıyordu, biliyor musunuz, Hocam?
>
> >> > - Hayır, neden?
>
> >> > - Çünkü onu görünce hemen şu soruyu soruyordum. "Oğlum bugün ödevini
> >> yaptın
> >> > mı?" Tuhaf tuhaf bakıyor, gözünü kaçırıyor, daha da sıkıştırınca, hayır
> >> > anlamına gelen, "cık" sesini çıkarıyordu. Kızıyordum, söyleniyordum,
> >> "Niye
> >> > yapmıyorsun ödevini!" diyordum. Aramızda sürekli tartışmalar,
> >> sürtüşmeler
> >> > oluşuyordu. Tabii bunun sonucunda bütün aile huzursuz oluyordu.
>
> >> > Burada biraz sustu, soluklandı. Sanki hatırlamak istemediği anılar
> >> vardı;
> >> > onların üstesinden gelmeye çalışıyordu. Sonra konuşmaya devam etti:
>
> >> > - Ben sizin seminerinizden çıktıktan sonra düşünmeye başladım. "Ben ne
> >> > biçim babayım," diye kendime sordum. Seminer için geldiğim İstanbul'dan
> >> > çalışma yerim olan Kayseri'ye gidinceye kadar düşündüm; otobüste bütün
> >> gece
> >> > düşündüm ve sonra kendi kendime dedim ki, eşimle konuşayım, biz birlikte
> >> > bir karar alalım. Diyelim ki bu çocuk isterse beş yıl sınıfta kalsın,
> >> ama
> >> > doya doya çocukluğunu yaşasın.
>
> >> > - Radikal bir karar!
>
> >> > - Evet, uçta bir karar, ama bu karar içime çok iyi geldi, Hocam.
> >> > Gerginliğim, üzüntüm gitti, içim rahat etti. Ben eve gelince eşime dedim
> >> > ki, hadi gel otur, konuşalım. Yemekten sonra oturduk konuştuk, çocuklar
> >> > yattı biz konuşmaya devam ettik. Seminerde anlatılanları aktardım, böyle
> >> > böyle böyle diye izah ettim ona ve en nihayet dedim ki, ya benim
> >> gönlümden
> >> > ne geçiyor sana söyleyeyim. Bizim oğlumuz var ya bizim oğlumuz, o
> >> isterse
> >> > beş yıl sınıfta kalsın, ama çocukluğunu yaşasın! Şimdiye kadar onun
> >> > çocukluğunu yaşamasıyla ile ilgili pek bir çaba göstermedik, bir bilinç
> >> > göstermedik, oluruna bıraktık. Gel şimdi değiştirelim bunu.
>
> >> > - Eşiniz ne dedi?
>
> >> > - Hocam biliyor musun ne oldu?
>
> >> > - Ne oldu?
>
> >> > - Karım hayretle bana baktı ve dedi ki, "Bu ne biçim seminer be! Kim bu
> >> > adam? Öyle şey mi olur; yok bizim ki çocukluğunu yaşayacakmış! Bizim
> >> çocuk
> >> > çocukluğunu yaşarken öbürküler sınıflarını geçecek ilerleyecek! Öyle şey
> >> > olmaz."
>
> >> > - Anlıyorum; anne olarak çocuğunun geride kalmasını istemiyor,
> >> kaygılanıyor!
>
> >> > - Fakat hocam ben pes etmedim, bırakmadım, mücadeleye devam ettim. Her
> >> gün,
> >> > her akşam gece yarılarına kadar karımla konuştum. Üç gecenin sonunda
> >> bana,
> >> > peki ne halin varsa gör, dedi.
>
> >> > - Pes etti, yani. Peki, sen ne yaptın?
>
> >> > - İşte onu dediği günün sabahı eşofmanımı, ayakkabımı şöyle kapının
> >> yanına
> >> > bıraktım işe gittim; işten dönünce oğlumun gözüne baktım ve dedim ki,
> >> oğlum
> >> > bugün doya doya oynadın mı? Bana hayretle baktı ve "Hayır!" anlamına
> >> gelen
> >> > "cıkk" dedi. O zaman, hadi gel beraber aşağıya ineceğiz, oynayacağız,
> >> > dedim. Eşofmanımı giydim, ayakkabımı giydim, onunla beraber sokağa
> >> çıktık.
> >> > Pencereden arkadaşları bakıyorlarmış, onlar da sokağa çıktılar; birlikte
> >> > sokakta oyun oynadık. Akşam saat altıdan sekiz buçuğa kadar sokaktaydık.
> >> > Eve gelince toz toprak içindeyiz, beraber banyoya girdik, duş yaptık.
> >> > Havluyla kuruladım, çok mutluyduk ve o günden sonra işten dönünce her
> >> gün
> >> > onunla oynamaya başladım. Her gün, her gün, her gün oynadım. Yedi gün
> >> sekiz
> >> > gün sonraydı galiba, bir gün banyodan çıkarken onu kuruluyorum havluyla,
> >> > kolumu tuttu, bana döndü ve dedi ki, baba ya, ben seni çok seviyorum.
> >> Hocam
> >> > nefesim durdu, gözüm yaşardı, konuşamadım. Çünkü farkına vardım ki,
> >> şimdiye
> >> > kadar sevdiğini hiç söylememişti. Düşündüm, şimdiye kadar hiç
> >> > söylemediğinin farkında değildim; belki ömür boyu söylemeyecekti. "Ne
> >> büyük
> >> > tehlike!" diye düşündüm. Ömür boyu onun bana bu cümleyi söylemediğinin
> >> > farkında olmayacaktım.
>
> >> > - Demek farkına vardın, seni kutlarım. Senin farkına vardığın bu durum
> >> > birçok anne ve babanın farkında olmadığı gizil, örtük ama önemli bir
> >> > tehlike!
>
> >> > - İçimde bir şükür duygusu, havluyla çocuğumu kuruladım ve giydirdim ve
> >> > artık her gün oyun oynamaya devam ettik. Zaman geçti, iki hafta sonra
> >> okul,
> >> > öğretmen veli buluşması için okula davet etti. Daha önceki veli
> >> > buluşmalarında öğretmen, "Sizin oğlunuz akıllı bir çocuk, ama ödevleri
> >> > kargacık burgacık yazıyor, dikkat etmiyor. Sınıfta arkadaşlarını
> >> rahatsız
> >> > ediyor, onları itiyor kakıyor, lütfen onunla konuşun. Ödevlerine ilgi
> >> > gösterin, sınıfta arkadaşlarını rahatsız etmesin. Ödevlerini doğru
> >> dürüst
> >> > yapsın," demişti. O nedenle öğretmen buluşmasına gitmekten
> >> çekiniyordum. Bu
> >> > davet gelince ben eşime dedim ki, hadi okuldaki buluşmaya beraber
> >> gidelim!
> >> > Yok, dedi, sen tek başına gideceksin, ben gelmeyeceğim.
>
> >> > - Eşiniz gelmek istemedi!
>
> >> > - Hayır istemedi. Ya beraber gidelim, diye ısrar ettim hayır hayır sen
> >> > yalnız gideceksin dedi. Ben yalnız gittim ve diğer veliler geldikçe sıra
> >> > bende olduğu halde sıranın arkasına geçtim, sıranın arkasına geçtim ki
> >> > başka kimse olmadan öğretmenle konuşayım, diye. Mahcup olacağımı
> >> > düşünüyordum. Her şeyin daha kötüye gittiğini düşünüyordum. En nihayet
> >> > bütün veliler öğretmenle konuşmalarını bitirip gittiler. Sıra bende!
> >> > Öğretmenin karşısına geçtim, bana baktı gülümsedi, siz ne yaptınız bu
> >> > çocuğa, dedi. Hiç cevap vermedim, önüme baktım. Lütfen söyleyin ne
> >> yaptınız
> >> > bu çocuğa, dedi. "Çok mu kötü hocam?" diye sordum. Gülümsedi, hayır,
> >> kötü
> >> > değil, dedi. "Artık sınıfta arkadaşlarını hiç rahatsız etmiyor, ödevleri
> >> > iyileşti, tam istediğim öğrenci oldu. Ne yaptınız bu çocuğa siz?"
>
> >> > - Herhalde bir baba olarak çok mutlu oldunuz?
>
> >> > - Hocam biliyor musunuz öğretmenin karşısında ağlamaya başladım.
> >> > İnanamıyordum kulağıma, içimden, vay evladım, biz sana ne yaptık şimdiye
> >> > kadar, duygusu vardı. Eve geldim, karım yüzüme baktı, gözlerim
> >> ağlamaktan
> >> > kıpkırmızı. "O kadar mı kötü?" diye sordu. Ona da cevap veremedim Hocam,
> >> > ona da cevap veremedim! Ağladım. Daha sonra anlattım. Hocam onun için
> >> sizin
> >> > elinizi öpmek istedim, teşekkür ediyorum. Benim oğlumun ve onun küçüğü
> >> > kızımın hayatını kurtardınız. Ailemin mutluluğu kurtuldu. Hakikaten bir
> >> > insanın anavatanı çocukluğuymuş. Anavatanı mutlu olan bir çocuk
> >> > çalışmasını, okulunu her şeyini bütün gücüyle yapar ve orada başarılı
> >> > olurmuş.
>
> >> > "Gel seni yeniden kucaklayayım!" dedim. Kucaklaştık.
>
> >> > "Çocuklar Gülsün diye!" yaşayalım. Çünkü insanın anavatanı çocukluğudur.
> >> > Çocuklar gülerek, oynayarak büyürse, sonunda büyükler güler. Büyükler
> >> mutlu
> >> > olup gülümseyince tüm ülke, tüm insanlık güler.
>
> ...
>
> tamamını oku »- Alıntıyı gizle -
>
> - Alıntıyı göster -

--
Yanlış anlaşılmalara ve polemik oluşturacak durumlara meydan verecek mesajlardan kaçınalım lütfen...

EKLEDİĞİNİZ RESİMLERİN BOYUTLARINA LÜTFEN DİKKAT EDİNİZ!!!...

YOLLADIĞINIZ MESAJLARA LÜTFEN KONU BAŞLIĞI YAZINIZ!!!...

http://www.facebook.com/pages/Matematik-Geometri/150709609688?ref=mf

--
Yanlış anlaşılmalara ve polemik oluşturacak durumlara meydan verecek mesajlardan kaçınalım lütfen...
 
EKLEDİĞİNİZ RESİMLERİN BOYUTLARINA LÜTFEN DİKKAT EDİNİZ!!!...
 
YOLLADIĞINIZ MESAJLARA LÜTFEN KONU BAŞLIĞI YAZINIZ!!!...
 
http://www.facebook.com/pages/Matematik-Geometri/150709609688?ref=mf

[TMOZ:489286] YGS deneme sorusu

Tanjantın toplam formülünü kullanmadan sentetik çözüm yapabilir misiniz? Öğretmen arkadaşlar biraz beklerlerse sevinirim öğrenci arkadaşlara bu soru :))))

--
Yanlış anlaşılmalara ve polemik oluşturacak durumlara meydan verecek mesajlardan kaçınalım lütfen...
 
EKLEDİĞİNİZ RESİMLERİN BOYUTLARINA LÜTFEN DİKKAT EDİNİZ!!!...
 
YOLLADIĞINIZ MESAJLARA LÜTFEN KONU BAŞLIĞI YAZINIZ!!!...
 
http://www.facebook.com/pages/Matematik-Geometri/150709609688?ref=mf

[TMOZ:489284] Re: Bebekler için Ninniler ve Eğitici Çocuk Şarkıları

Hiç önemli degil. bana lazım oldugunda bir arkadaşımda vardı parayla
aldım falan dedi. Bende senin olsun dedim. bazılarını paralı bir
siteden aşırıp birazını da ordan buradan indirdim işte bilgi
paylaşıldıkça çogalır.

On 19 Ocak, 22:20, okan karahan <oka...@gmail.com> wrote:
> TEŞEKKÜRLER
>
> 19 Ocak 2012 17:23 tarihinde alimm <gulu...@gmail.com> yazdı:
>
>
>
>
>
>
>
> > tek kelimeyle HARİKA tşk ederizzz
>
> > 19 Ocak 2012 09:06 tarihinde hüseyin kış <huseyinkis...@gmail.com> yazdı:
>
> > tesekkurler
>
> >> 16 Ocak 2012 23:20 tarihinde Temel Gökçe <temelgo...@gmail.com> yazdı:
>
> >> tşkler hocam...
>
> >>> 16 Ocak 2012 22:12 tarihinde Hakan ULAŞ <haku...@gmail.com> yazdı:
>
> >>> Bir kez daha teşekkür ederim hocam çok orjinal olmuş, 2 hafta
> >>>> sonra kızımız dünyaya gelecek böyle birşey arıyordum tam da:)
>
> >>>> **
> >>>> *                     *Hakan ULAŞ
> >>>> **
> >>>> *         *   Matematik Öğretmeni
> >>>>                      Bergama/İZMİR
>
> >>>> 16 Ocak 2012 21:57 tarihinde Hakan ULAŞ <haku...@gmail.com> yazdı:
>
> >>>> teşekkürler hocam
>
> >>>>> **
> >>>>> *                     *Hakan ULAŞ
> >>>>> **
> >>>>> *         *   Matematik Öğretmeni
> >>>>>                      Bergama/İZMİR
>
> >>>>> 16 Ocak 2012 21:55 tarihinde geomatrici <geomatr...@gmail.com> yazdı:
>
> >>>>> Kızım için toparlamıştım çok güzel ninniler var zevkle dinliyoruz.
>
> >>>>>>http://hotfile.com/dl/142160970/803dfa3/Bebe.rar.html
> >>>>>>http://hotfile.com/dl/142168225/58761db/Bebe2.rar.html
>
> >>>>>> --
> >>>>>> Yanlış anlaşılmalara ve polemik oluşturacak durumlara meydan verecek
> >>>>>> mesajlardan kaçınalım lütfen...
>
> >>>>>> EKLEDİĞİNİZ RESİMLERİN BOYUTLARINA LÜTFEN DİKKAT EDİNİZ!!!...
>
> >>>>>> YOLLADIĞINIZ MESAJLARA LÜTFEN KONU BAŞLIĞI YAZINIZ!!!...
>
> >>>>>>http://www.facebook.com/pages/Matematik-Geometri/150709609688?ref=mf
>
> >>>> --
> >>>> Yanlış anlaşılmalara ve polemik oluşturacak durumlara meydan verecek
> >>>> mesajlardan kaçınalım lütfen...
>
> >>>> EKLEDİĞİNİZ RESİMLERİN BOYUTLARINA LÜTFEN DİKKAT EDİNİZ!!!...
>
> >>>> YOLLADIĞINIZ MESAJLARA LÜTFEN KONU BAŞLIĞI YAZINIZ!!!...
>
> >>>>http://www.facebook.com/pages/Matematik-Geometri/150709609688?ref=mf
>
> >>> --
> >>> Kemal Hasoğlu Lisesi
> >>> Bahçelievler İstanbul
>
> >>> *HAYDAR DOOOST*
>
> >>> --
> >>> Yanlış anlaşılmalara ve polemik oluşturacak durumlara meydan verecek
> >>> mesajlardan kaçınalım lütfen...
>
> >>> EKLEDİĞİNİZ RESİMLERİN BOYUTLARINA LÜTFEN DİKKAT EDİNİZ!!!...
>
> >>> YOLLADIĞINIZ MESAJLARA LÜTFEN KONU BAŞLIĞI YAZINIZ!!!...
>
> >>>http://www.facebook.com/pages/Matematik-Geometri/150709609688?ref=mf
>
> >> --
> >> Yanlış anlaşılmalara ve polemik oluşturacak durumlara meydan verecek
> >> mesajlardan kaçınalım lütfen...
>
> >> EKLEDİĞİNİZ RESİMLERİN BOYUTLARINA LÜTFEN DİKKAT EDİNİZ!!!...
>
> >> YOLLADIĞINIZ MESAJLARA LÜTFEN KONU BAŞLIĞI YAZINIZ!!!...
>
> >>http://www.facebook.com/pages/Matematik-Geometri/150709609688?ref=mf
>
> > --
> > Yanlış anlaşılmalara ve polemik oluşturacak durumlara meydan verecek
> > mesajlardan kaçınalım lütfen...
>
> > EKLEDİĞİNİZ RESİMLERİN BOYUTLARINA LÜTFEN DİKKAT EDİNİZ!!!...
>
> > YOLLADIĞINIZ MESAJLARA LÜTFEN KONU BAŞLIĞI YAZINIZ!!!...
>
> >http://www.facebook.com/pages/Matematik-Geometri/150709609688?ref=mf

--
Yanlış anlaşılmalara ve polemik oluşturacak durumlara meydan verecek mesajlardan kaçınalım lütfen...

EKLEDİĞİNİZ RESİMLERİN BOYUTLARINA LÜTFEN DİKKAT EDİNİZ!!!...

YOLLADIĞINIZ MESAJLARA LÜTFEN KONU BAŞLIĞI YAZINIZ!!!...

http://www.facebook.com/pages/Matematik-Geometri/150709609688?ref=mf

Re: [TMOZ:489284] Re: bir görüş

  hocam bende aynı şekilde düşündüm...cevap doğru bana göre :)  ABKE dörtgeni bi Yamuk oluyor...

--
Yanlış anlaşılmalara ve polemik oluşturacak durumlara meydan verecek mesajlardan kaçınalım lütfen...
 
EKLEDİĞİNİZ RESİMLERİN BOYUTLARINA LÜTFEN DİKKAT EDİNİZ!!!...
 
YOLLADIĞINIZ MESAJLARA LÜTFEN KONU BAŞLIĞI YAZINIZ!!!...
 
http://www.facebook.com/pages/Matematik-Geometri/150709609688?ref=mf

Re: [TMOZ:489283] Re: MATEMATİK PROĞRAMI

ben herşeyden önce yeni yayınlanan müf. kaç kişi okuduğunu bilen var mı acaba?

çoğu kişiler gönderilen kitaplara bakarak ders anlatıyorlar
ya da aldıkları kaynaklara göre gidiyorlar

müf.okusak daha güzel olacak
birde ders işlenişi çok garip geliyor ama sanki öğrenci biliyor diye formülü yazıyoruz ondan sonra o formülü ezberletmeye çalışıyoruz

Coğu kişi formülün nerden geldiğini açıklamıyor.

bizler Meb öğretmeni ise nereden geldiğini açıklamak zorundayız. dersane öğretmeni formülü verip çözebilir.

Müf.hakkında ise 9 sınıf çok fazla konu var 4 saat mat. yetmiyor. 10 sınıf yeni müf. ile hafifletildi ama 11 sınıf yükü arttı .12 sınıf ise yeterli
geometri ise bu sene 9 sınıflara giriyorum yardımcı kaynaklarla işlemeye kalkarsan müf. yetişmez ama ders kitabina bakarsanız bence yeter.
yani işlenmeden görülmez bence

11 sınıf müf. bence 2 saat secilirse yetişmez 3 saat seçilirse yetişir

ben ce geometri bizler apardıyoruz gibi geliyor bize
çünkü  hiç kimse vektörlerle işlem yapmayı sevmiyor. Eski müf. göre soruları çözmeye devam ediyor. vektörlerle işlense geometride çoğu formüller ezberlemek zorunda kalınmayacaktır

--
Yanlış anlaşılmalara ve polemik oluşturacak durumlara meydan verecek mesajlardan kaçınalım lütfen...
 
EKLEDİĞİNİZ RESİMLERİN BOYUTLARINA LÜTFEN DİKKAT EDİNİZ!!!...
 
YOLLADIĞINIZ MESAJLARA LÜTFEN KONU BAŞLIĞI YAZINIZ!!!...
 
http://www.facebook.com/pages/Matematik-Geometri/150709609688?ref=mf

Re: [TMOZ:489282] çember

K dan geçen en kısa kirişin orta noktası k noktası olur.

(2kök5). (2kök5) =2.x

x= 10
 

--
Yanlış anlaşılmalara ve polemik oluşturacak durumlara meydan verecek mesajlardan kaçınalım lütfen...
 
EKLEDİĞİNİZ RESİMLERİN BOYUTLARINA LÜTFEN DİKKAT EDİNİZ!!!...
 
YOLLADIĞINIZ MESAJLARA LÜTFEN KONU BAŞLIĞI YAZINIZ!!!...
 
http://www.facebook.com/pages/Matematik-Geometri/150709609688?ref=mf

[TMOZ:489281] çember


--
Yanlış anlaşılmalara ve polemik oluşturacak durumlara meydan verecek mesajlardan kaçınalım lütfen...
 
EKLEDİĞİNİZ RESİMLERİN BOYUTLARINA LÜTFEN DİKKAT EDİNİZ!!!...
 
YOLLADIĞINIZ MESAJLARA LÜTFEN KONU BAŞLIĞI YAZINIZ!!!...
 
http://www.facebook.com/pages/Matematik-Geometri/150709609688?ref=mf

[TMOZ:489280] animasyon

ilgsi olmayacak ama . animasyon yapan biri var mı ? acil lazım

--
Yanlış anlaşılmalara ve polemik oluşturacak durumlara meydan verecek mesajlardan kaçınalım lütfen...
 
EKLEDİĞİNİZ RESİMLERİN BOYUTLARINA LÜTFEN DİKKAT EDİNİZ!!!...
 
YOLLADIĞINIZ MESAJLARA LÜTFEN KONU BAŞLIĞI YAZINIZ!!!...
 
http://www.facebook.com/pages/Matematik-Geometri/150709609688?ref=mf

[TMOZ:489279] Re: Fwd: [ictima] ................. Bir İnsanın Anavatanı Çocukluğudur, diyor, Doğan CÜCELOĞLU !!!

insanı, gerçekten insan yapabilmek için...
(20 günlük bebeğimi büyütmemde cok faydalı olacak..)
güzel paylaşımınız için teşekkür ederim hocam...

On 21 Ocak, 18:39, imran sığırcı <imransigir...@gmail.com> wrote:
> guzel paylasım hocam saygılar...
>
> 21 Ocak 2012 15:22 tarihinde Nrsl Nrsl <nursel...@gmail.com> yazdı:
>
>
>
> > Çok anlamlı ...
>
> > Paylaşımınız için teşekkürler.
>
> > 21 Ocak 2012 13:37 tarihinde Öğretmen Muammer <muammer.ko...@gmail.com>yazdı:
>
> > Hocam çok güzel bir yazı. Gerçekten insanı duygulandırıyor.
> >> teşekkürler.
>
> >> On 21 Ocak, 01:50, Muharrem Şahin <muharre...@gmail.com> wrote:
> >> > ---------- Yönlendirilmiş ileti ----------
> >> > Kimden: Huseyin Sahin <endemhuse...@hotmail.com>
> >> > Tarih: 20 Ocak 2012 21:24
> >> > Konu: [ictima] ................. Bir İnsanın Anavatanı Çocukluğudur,
> >> diyor,
> >> > Doğan CÜCELOĞLU !!!
> >> > Kime: hiltonhuse...@yahoo.com
>
> >> > **
>
> >> >  *Sevgilerle...sağlıklı günlerinize........hş *
> >> >  *
> >> > ------------------------------
> >> > *
> >> > *Alıntıdır......................*
>
> >> > *Bir İnsanın Anavatanı Çocukluğudur
> >> > Doğan CÜCELOĞLU
>
> >> > Bir gün seminere başlamadan önce kısa boylu güler yüzlü birisi geldi,
> >> Hocam
> >> > elinizi öpmek istiyorum, dedi. Ben el öptürmekten pek hoşlanmadığım
> >> için,
> >> > yanaktan öpüşelim, dedim, öpüştük. Aramızda şöyle bir konuşma yer aldı:
>
> >> > - Hayrola, neden elimi öpmek istedin?
>
> >> > - Hocam, üç yıl önce sizin bir seminerinizi katıldım. Hayatım değişti. O
> >> > seminerden sonra daha mutlu bir ailem var ve size teşekkür etmek
> >> istiyorum;
> >> > onun için elinizi öpmek istedim.
>
> >> > - Ne oldu, nasıl oldu?
>
> >> > - Üç yıl önce şirketimizin organize ettiği iki günlük bir seminerde
> >> bizimle
> >> > beraberdiniz. O seminerin bitişine doğru dediniz ki, "Bir insanın
> >> anavatanı
> >> > çocukluğudur. Çocukluğunu doya doya yaşayamamış bir insanın mutlu olması
> >> > çok zordur. Bir annenin, bir babanın en önemli görevi, çocuklarının
> >> > çocukluğunu doya doya yaşamasına olanaklar yaratmaktır."
>
> >> > Bir süre sustu, bir şey hatırlamak ister gibi düşündü, sonra konuşmaya
> >> > devam etti:
>
> >> > - Hatta daha da ilerisi için söylediniz; dediniz ki, "Bir ulusun en
> >> önemli
> >> > görevi çocuklarının çocukluğunu doya doya yaşamasına olanaklar
> >> > yaratmaktır." Ben bir baba olarak sizi duyduğum zaman kendi kendime
> >> > düşündüm: Ben bir baba olarak çocuğumun çocukluğunu doya doya yaşamasına
> >> > fırsatlar yaratıyor muyum? Böyle bir sorunun o zamana kadar hiç aklıma
> >> > gelmediğini fark ettim. Ben ne yapıyorum, diye düşündüm. Benim yaptığım
> >> > sanırım birçok babanın yaptığının aynısıydı. Dokuz yaşındaki oğlum ben
> >> > işten eve gelince beni görmemeye, benden kaçmaya çalışıyordu. Neden
> >> kaçmaya
> >> > çalışıyordu, biliyor musunuz, Hocam?
>
> >> > - Hayır, neden?
>
> >> > - Çünkü onu görünce hemen şu soruyu soruyordum. "Oğlum bugün ödevini
> >> yaptın
> >> > mı?" Tuhaf tuhaf bakıyor, gözünü kaçırıyor, daha da sıkıştırınca, hayır
> >> > anlamına gelen, "cık" sesini çıkarıyordu. Kızıyordum, söyleniyordum,
> >> "Niye
> >> > yapmıyorsun ödevini!" diyordum. Aramızda sürekli tartışmalar,
> >> sürtüşmeler
> >> > oluşuyordu. Tabii bunun sonucunda bütün aile huzursuz oluyordu.
>
> >> > Burada biraz sustu, soluklandı. Sanki hatırlamak istemediği anılar
> >> vardı;
> >> > onların üstesinden gelmeye çalışıyordu. Sonra konuşmaya devam etti:
>
> >> > - Ben sizin seminerinizden çıktıktan sonra düşünmeye başladım. "Ben ne
> >> > biçim babayım," diye kendime sordum. Seminer için geldiğim İstanbul'dan
> >> > çalışma yerim olan Kayseri'ye gidinceye kadar düşündüm; otobüste bütün
> >> gece
> >> > düşündüm ve sonra kendi kendime dedim ki, eşimle konuşayım, biz birlikte
> >> > bir karar alalım. Diyelim ki bu çocuk isterse beş yıl sınıfta kalsın,
> >> ama
> >> > doya doya çocukluğunu yaşasın.
>
> >> > - Radikal bir karar!
>
> >> > - Evet, uçta bir karar, ama bu karar içime çok iyi geldi, Hocam.
> >> > Gerginliğim, üzüntüm gitti, içim rahat etti. Ben eve gelince eşime dedim
> >> > ki, hadi gel otur, konuşalım. Yemekten sonra oturduk konuştuk, çocuklar
> >> > yattı biz konuşmaya devam ettik. Seminerde anlatılanları aktardım, böyle
> >> > böyle böyle diye izah ettim ona ve en nihayet dedim ki, ya benim
> >> gönlümden
> >> > ne geçiyor sana söyleyeyim. Bizim oğlumuz var ya bizim oğlumuz, o
> >> isterse
> >> > beş yıl sınıfta kalsın, ama çocukluğunu yaşasın! Şimdiye kadar onun
> >> > çocukluğunu yaşamasıyla ile ilgili pek bir çaba göstermedik, bir bilinç
> >> > göstermedik, oluruna bıraktık. Gel şimdi değiştirelim bunu.
>
> >> > - Eşiniz ne dedi?
>
> >> > - Hocam biliyor musun ne oldu?
>
> >> > - Ne oldu?
>
> >> > - Karım hayretle bana baktı ve dedi ki, "Bu ne biçim seminer be! Kim bu
> >> > adam? Öyle şey mi olur; yok bizim ki çocukluğunu yaşayacakmış! Bizim
> >> çocuk
> >> > çocukluğunu yaşarken öbürküler sınıflarını geçecek ilerleyecek! Öyle şey
> >> > olmaz."
>
> >> > - Anlıyorum; anne olarak çocuğunun geride kalmasını istemiyor,
> >> kaygılanıyor!
>
> >> > - Fakat hocam ben pes etmedim, bırakmadım, mücadeleye devam ettim. Her
> >> gün,
> >> > her akşam gece yarılarına kadar karımla konuştum. Üç gecenin sonunda
> >> bana,
> >> > peki ne halin varsa gör, dedi.
>
> >> > - Pes etti, yani. Peki, sen ne yaptın?
>
> >> > - İşte onu dediği günün sabahı eşofmanımı, ayakkabımı şöyle kapının
> >> yanına
> >> > bıraktım işe gittim; işten dönünce oğlumun gözüne baktım ve dedim ki,
> >> oğlum
> >> > bugün doya doya oynadın mı? Bana hayretle baktı ve "Hayır!" anlamına
> >> gelen
> >> > "cıkk" dedi. O zaman, hadi gel beraber aşağıya ineceğiz, oynayacağız,
> >> > dedim. Eşofmanımı giydim, ayakkabımı giydim, onunla beraber sokağa
> >> çıktık.
> >> > Pencereden arkadaşları bakıyorlarmış, onlar da sokağa çıktılar; birlikte
> >> > sokakta oyun oynadık. Akşam saat altıdan sekiz buçuğa kadar sokaktaydık.
> >> > Eve gelince toz toprak içindeyiz, beraber banyoya girdik, duş yaptık.
> >> > Havluyla kuruladım, çok mutluyduk ve o günden sonra işten dönünce her
> >> gün
> >> > onunla oynamaya başladım. Her gün, her gün, her gün oynadım. Yedi gün
> >> sekiz
> >> > gün sonraydı galiba, bir gün banyodan çıkarken onu kuruluyorum havluyla,
> >> > kolumu tuttu, bana döndü ve dedi ki, baba ya, ben seni çok seviyorum.
> >> Hocam
> >> > nefesim durdu, gözüm yaşardı, konuşamadım. Çünkü farkına vardım ki,
> >> şimdiye
> >> > kadar sevdiğini hiç söylememişti. Düşündüm, şimdiye kadar hiç
> >> > söylemediğinin farkında değildim; belki ömür boyu söylemeyecekti. "Ne
> >> büyük
> >> > tehlike!" diye düşündüm. Ömür boyu onun bana bu cümleyi söylemediğinin
> >> > farkında olmayacaktım.
>
> >> > - Demek farkına vardın, seni kutlarım. Senin farkına vardığın bu durum
> >> > birçok anne ve babanın farkında olmadığı gizil, örtük ama önemli bir
> >> > tehlike!
>
> >> > - İçimde bir şükür duygusu, havluyla çocuğumu kuruladım ve giydirdim ve
> >> > artık her gün oyun oynamaya devam ettik. Zaman geçti, iki hafta sonra
> >> okul,
> >> > öğretmen veli buluşması için okula davet etti. Daha önceki veli
> >> > buluşmalarında öğretmen, "Sizin oğlunuz akıllı bir çocuk, ama ödevleri
> >> > kargacık burgacık yazıyor, dikkat etmiyor. Sınıfta arkadaşlarını
> >> rahatsız
> >> > ediyor, onları itiyor kakıyor, lütfen onunla konuşun. Ödevlerine ilgi
> >> > gösterin, sınıfta arkadaşlarını rahatsız etmesin. Ödevlerini doğru
> >> dürüst
> >> > yapsın," demişti. O nedenle öğretmen buluşmasına gitmekten
> >> çekiniyordum. Bu
> >> > davet gelince ben eşime dedim ki, hadi okuldaki buluşmaya beraber
> >> gidelim!
> >> > Yok, dedi, sen tek başına gideceksin, ben gelmeyeceğim.
>
> >> > - Eşiniz gelmek istemedi!
>
> >> > - Hayır istemedi. Ya beraber gidelim, diye ısrar ettim hayır hayır sen
> >> > yalnız gideceksin dedi. Ben yalnız gittim ve diğer veliler geldikçe sıra
> >> > bende olduğu halde sıranın arkasına geçtim, sıranın arkasına geçtim ki
> >> > başka kimse olmadan öğretmenle konuşayım, diye. Mahcup olacağımı
> >> > düşünüyordum. Her şeyin daha kötüye gittiğini düşünüyordum. En nihayet
> >> > bütün veliler öğretmenle konuşmalarını bitirip gittiler. Sıra bende!
> >> > Öğretmenin karşısına geçtim, bana baktı gülümsedi, siz ne yaptınız bu
> >> > çocuğa, dedi. Hiç cevap vermedim, önüme baktım. Lütfen söyleyin ne
> >> yaptınız
> >> > bu çocuğa, dedi. "Çok mu kötü hocam?" diye sordum. Gülümsedi, hayır,
> >> kötü
> >> > değil, dedi. "Artık sınıfta arkadaşlarını hiç rahatsız etmiyor, ödevleri
> >> > iyileşti, tam istediğim öğrenci oldu. Ne yaptınız bu çocuğa siz?"
>
> >> > - Herhalde bir baba olarak çok mutlu oldunuz?
>
> >> > - Hocam biliyor musunuz öğretmenin karşısında ağlamaya başladım.
> >> > İnanamıyordum kulağıma, içimden, vay evladım, biz sana ne yaptık şimdiye
> >> > kadar, duygusu vardı. Eve geldim, karım yüzüme baktı, gözlerim
> >> ağlamaktan
> >> > kıpkırmızı. "O kadar mı kötü?" diye sordu. Ona da cevap veremedim Hocam,
> >> > ona da cevap veremedim! Ağladım. Daha sonra anlattım. Hocam onun için
> >> sizin
> >> > elinizi öpmek istedim, teşekkür ediyorum. Benim oğlumun ve onun küçüğü
> >> > kızımın hayatını kurtardınız. Ailemin mutluluğu kurtuldu. Hakikaten bir
> >> > insanın anavatanı çocukluğuymuş. Anavatanı mutlu olan bir çocuk
> >> > çalışmasını, okulunu her şeyini bütün gücüyle yapar ve orada başarılı
> >> > olurmuş.
>
> >> > "Gel seni yeniden kucaklayayım!" dedim. Kucaklaştık.
>
> >> > "Çocuklar Gülsün diye!" yaşayalım. Çünkü insanın anavatanı çocukluğudur.
> >> > Çocuklar gülerek, oynayarak büyürse, sonunda büyükler güler. Büyükler
> >> mutlu
> >> > olup gülümseyince tüm ülke, tüm insanlık güler.
>
> ...
>
> tamamını oku »- Alıntıyı gizle -
>
> - Alıntıyı göster -

--
Yanlış anlaşılmalara ve polemik oluşturacak durumlara meydan verecek mesajlardan kaçınalım lütfen...

EKLEDİĞİNİZ RESİMLERİN BOYUTLARINA LÜTFEN DİKKAT EDİNİZ!!!...

YOLLADIĞINIZ MESAJLARA LÜTFEN KONU BAŞLIĞI YAZINIZ!!!...

http://www.facebook.com/pages/Matematik-Geometri/150709609688?ref=mf